Kullanıcı Girişi
Bilgi Bankası
Güzel Gören
Güzel Düşünür
Zararlı Maddeler
Video Galeri
Get the Flash Player to see this player.
Hava Durumu
| Sevgi |
|
|
|
| Salı, 23 Haziran 2009 20:40 |
|
Aysun SAMARAZ Polis Memuru 27.07.2008 Soğuk bir kış akşamıydı.Haber merkezinin bizlere telsiz ile anons ederek bir çocuğun bizleri görmek istediğini bildirmesi üzerine İl Emniyet müdürlüğü giriş kapısına gittik. İçeriye girdiğimizde gözlerinde umutsuz ve yorgun ifadesi ile bir çocuk kapının yanındaki banka oturmuş öylece bakıyordu. Kapı karakolundaki görevli polis memuru arkadaşımız bu çocuğun bizim ile görüşmek istediğini söyledi.İşte o an tanıştık Necmi ile.. Ezik ve mahcup bakışları çocuğun bir sıkıntısı olduğunun apaçık göstergesiydi ve kalabalık olan giriş kapısında benimle sıkıntısını paylaşmakta tereddüt ettiğini hissederek onu şubemize davet ettim. Bize geliş nedeni madde bağımlısı olması ve tedavi olmak istemesi idi... Takdir ile karşıladım Necmi’yi, çok mantıklı bir çocuktu. Henüz 16 yaşında olmasına rağmen madde bağımlılığının çok kötü alışkanlık olduğunu çok kısa zamanda anlamıştı ve bizlere tek başına gelerek yardım isteyecek kadar yürekli bir çocuktu. İl Emniyet müdürümüzün madde bağımlılığı konusundaki duyarlılığını bildiğim için Necmi’nin durumunu müdürüme ilettim. Birilerinin konuyu ailesine açması gerekiyordu. Ertesi gün İl emniyet müdürümüz ile birlikte ailesine, Necmi’nin durumunu anlatmak üzere yola koyulduk. Kocaman bir apartman dairesinde oturuyorlardı, ev temiz ve düzenli , kendine ait bir odası ,hatta bilgisayarı bile vardı Necmi’nin. Genç insanlardı anne ve babası. Çocuklarının durumunu anlattık aileye, Necmi’nin bir bağımlı olduğunu kabullenmekten başka çareleri de yoktu zaten. Baba Hasan Beye sabah erkenden oğlunu da alarak İl Emniyet Müdürlüğümüze gelmelerine söyleyerek ayrıldık evlerinden.. Necmi’yi UMUD derneğinin de desteği ile AMETEM e yatırdık.Yirmi günlük tedavi sonunda Necmi evine geri dönmüştü. Ama tedavi olması sorunu çözmüyordu bunu hepimiz biliyorduk. Önemli olan tekrar madde kullanımına başlamamasıydı. Bunun için ona öncelikle uygun bir iş bularak bulunduğu çevreden uzak tutmamız gerekiyordu. Birkaç gün içinde onu babasının çalıştığı fabrikada bir işe yerleştirdik. Bir süre Necmi den ses soluk çıkmadı, bir sorun olmadığını düşündük. Bir çocuğu sağlıklı olarak topluma tekrar kazandırmanın verdiği sevinç ile rutin çalışmalarımıza devam ediyorduk. Bahar aylarının ilk günleriydi, güzel bir Cuma günü şube müdürlüğünde otururken telefonum çaldı. telefonda feryat figan yardım isteyen bir kadın sesi. Arayan Necmi’nin annesiydi. Ben de bir kadınım ve bir anne. Onun ağlayarak yardım istemesi beni çok derinden etkiledi bir an önce yanına ulaşmak istiyordum ki evleri şehrin çok dışında idi jandarma bölgesinde. Ancak bu benim çok umurumda değildi, anne jandarma dan değil benden yardım istiyordu. İl Emniyet Müdürümüze konuyu hemen ilettim, beni kendi makam aracı ile Necmi’nin evine gönderdi. Eve gittiğimizde gördüklerime inanamadım! Necmi annesini darp etmişti, kadın hala ağlıyordu. Bir anne olarak çektiği acıyı ta yüreğimde hissettim. Bir anneyi evladını kaybetmekten çok, evladı tarafından dövülmek ancak bu kadar acı verebilirdi. Anladım ki biz Necmi’yi hala bağımlılıktan kurtaramamışız. Başa dönmüştü Necmi. Ailesini ise tek istediği onun tekrar AMATEM’e yatırılarak tedavi görmesiydi.. Necmi’ yi AMATEM e yatırdık. Öncelikle neden tekrar madde bağımlısı olduğunu anlamak ve ona göre bir çözüm yolu bulmak gerektiğini aileye anlatmak gerekiyordu. Necmi’nin AMATEM de yattığı süre içerisinde anne ve babası ile sık sık görüşmeye başladım. Çok acı bir hikayeydi, ezik ve çaresiz bir Anadolu kadını olan Ayşe hanımı dinlerken gerçekten bir kadın olarak çok üzüldüm. Ayşe hanım ve Hasan bey henüz çocukken görücü usulü ile evlendirilmiş bir çift. 15 yaşında evlendirilen iki çocuk.. Bu iki çocuğun 9 ay sonra dünyaya gelen çocukları Necmi. Ardından baba Hasan bey in yaptığı tamiri çok zor hatalar. Hasan bey evliliğinin ilk yıllarında henüz Necmi 6- 7 yaşlarında iken sık sık eşini aldatan, evi ile ilgisiz bir adam. Bu aldatışların birkaç tanesine şahit olan bir çocuk. Çocuk baba tarafından sık sık korkutularak ve darp edilerek susturulmuş. Taki bu olayları anne Ayşe hanım öğrenene kadar. Ne yapabilir ki zavallı Anadolu kadını! İki çocuk ile kime sığınsın. Bir yanda baba sevgisine muhtaç olan çocukları için mi üzülsün, kırılan onuruna mı? Yılları ailesini toparlayamaya çalışarak geçmiş. Eşi artık iyi ancak bir bağımlı evlat ve henüz eğitimini ortaokulda bırakan başarısız bir kız çocuğu annesi şimdi.. İşte düğüm çözülmüştü. Sorun Necmi ve kız kardeşinde değildi, sorun baba sevgisi eksikliği. Yani bizim öncelikle babayı tedavi etmemiz şarttı.. Necmi’nin yaralarını saracak tek kişi babası çünkü. Sanırım yaptığımız konuşmalar işe yaradı uzun zaman oldu Necmi ve ailesinden herhangi bir şikayet yada yardım talebi gelmiyor.Dünyanın en zor işi bir çocuk yetiştirmek sanırım. Bir taraftan çocuğa iyiyi, doğruyu, güzeli sevdirmek bir yandan da olumlu değer yargıları ile donatarak toplumla barışık, yararlı bir insan yapıcı ve uyumlu bir kişilik haline getirebilmek. Bunun içinse lazım olan tek şey var SEVGİ… |
| Son Güncelleme: Salı, 23 Haziran 2009 20:45 |
Yazarlarımız
Mevzuat
Gazete
Projelerimiz
Temsilciliklerimiz
Popüler Etiketler
Kimler Online





Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.