Bilgi Bankası
Güzel Gören
Güzel Düşünür
Zararlı Maddeler
Hava Durumu
| Engeller, Boşluk ve Bağımlılık |
|
|
|
| Pazartesi, 06 Temmuz 2009 06:26 |
|
ENGELLER, BOŞLUK VE BAĞIMLILIK Yrd. Doç Dr. Figen AKÇA* 15.05.2009 Stres konusu ile ilgili yapılmış araştırma ve çalışmalara şöyle bir göz attığımızda karşımıza bu duruma neden olabilecek çok geniş bir nedenler yelpaze çıkar. Tam arabanızla ışıklara geldiğiniz an kırmızı ışığın yanmasında tutun da boşanma, hastalıklara maruz kalma, işten çıkarılma gibi pek çok neden strese yol açabilmektedir. Konuya biraz daha girdiğinizde aslında elinizdeki stres kaynakları listesinin o kadar da kolay adresleri olmadığını fark edersiniz. Zira çoğu stres nedeni birbiriyle iç içe geçebilir ya da birlikte stres kaynağımızı oluşturabilir. Örneğin, önemli bir randevuya yetişmek için aceleniz olduğunda trafik lambasının kırmızı yanması, normal bir durumda kırmızı yanmasından daha güçlü bir gerginlik yaratır. Psikologlar stresin daha az ya da daha çok hissedilmesi kısmı ile ilgilenirken bireylere yaşadığı gerginliğe 0-100 arasında bir puan vermesini isterler. Böylece birey, gerginliğinin derecesine ilişkin elde ettiği farkındalık ile bir sonraki durumlar için stresini nasıl yöneteceği konusunda bilinçlilik kazanır. Stres kaynaklarının çok genel bir listesini yapmak gerekirse, değişim, baskı, çatışma engellenme ve yanlış olan yerleşmiş inançlarımızın ön planda olduğunu görürüz (Morris, 2002)**. Değişim: Çoğu insan yaşamında düzen, süreklilik ve tahmin edilebilirlik ister. Bu yüzden yaşamda değişikliğe yol açabilecek iyi ya da kötü bir olay strese yol açar, Yaşanabilecek stres oranı olayın kişinin yaşamında yol açacağı değişimin miktarı ile belirlenebilir. Tabi bu konuda bireylerin değişim puanlarını belirlerken bireysel farklılıklarını göz önüne almak önemlidir. Bir birey için taşınma çok büyük bir yük ve stres kaynağı iken (mesela değişim puanı =70 ) bir başkası için bu çok eğlenceli ve maceralı bir olay gibi algılanır ve bu nedenle de büyük bir stres olarak algılanmaz (mesela değişim puanı= 15). Baskı: Kişinin, davranışını hızlandırma, yoğunlaştırma ya da yönünü değiştirmesi veya daha yüksek bir başarı standardına erişmesi gerektiği duygusudur. Çatışma: Birbiriyle uyuşmayan taleplerin, fırsatların, gereksinimlerin ya da amaçların aynı anda var olmasıdır. *Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi**Morris, J (2002), Psikolojiyi Anlamak, Bölüm 11, Psikologlar Derneği Yayınları, Ankara. Engellenme ise, kişinin amacına ulaşması önlendiğinde ortaya çıkan bir duygudur. Ünlü bir şarkıcıya âşık olan genç, şarkıcının mutlu bir evliliği olduğunu öğrenebilir, üniversite giriş sınavlarında başarısız olan lise öğrencisi babasının eğitim gördüğü üniversiteye gidemeyebilir ya da iyi bir terfiyi hak eden bir kadın çalışan, cinsiyetinden dolayı ayrımcı davranıldığı için işinde yükselemeyebilir. Bu gibi durumlarda insanlar ya ulaşılmaz amaçlardan vazgeçerek yeni amaçlar belirlerler ya da amaçlarına ulaşmak için yollarındaki engelleri kaldırmaya çalışırlar. Evli şarkıcıya aşık olan genç çabuk toparlanabilir, ancak sınavda başarı gösteremeyen lise öğrencisinin sorunu daha karmaşıktır. Bu öğrencinin ilk tepkisi, daha çok çalışmadığı için kendisine, girmesi güç bir okula gitmeye zorladığı için babasına ve sınava hasta olarak girdiğini dikkate almadığı için sınav sitemini düzenleyenlere karşı öfke duymak olacaktır.Öğrenci öfkesini doğrudan ifade edemeyebilir ya da yaşadığı hayal kırıklığını tanımlayabilir. Yani bir boşluk ve belirsizlik içine girebilir. Bununla birlikte amacına ulaşmak için yeni bir yol arayabilir ya da giriş koşulları daha düşük bir okula başvurarak amacını gerçekleştirebilir. İşinde yükselemeyen kadının durumu daha da zordur. Bu kadın, çalıştığı şirketin kararına, uzun ve daha da engelleyici bir süreç olan mahkemeye başvurup dava açma yoluyla karşı çıkabilir ya da cinsiyet ayrımcılığının daha az olduğu bir şirkette iş arayabilir veya kendi işini kurabilir. Yapılan çalışmaların çok büyük bir bölümünde insanların yaşamında belli başlı beş engellenme kaynağı belirlenmiştir. Toplumsal yaşam içinde gecikmeler can sıkar. Kaynakların yetersizliği özellikle yoksul ve işsiz insanlar için engelleyicidir; medya ve çevresel uyaranlar tarafından sunulan ve özenilen lüks yaşam koşullarına ulaşmayı gerçekleştiremezler. Duygusal bir ilişkinin ya da çok değer verilen bir arkadaşlığın sona ermesi gibi kayıplar kendimizi çaresiz, önemsiz ya da değersiz hissetmemize yol açtığı için engellenmeye neden olur. Başarısızlık yarışmacı toplumlarda yoğun engellenme ve ona eşlik eden suçluluk duygusunu doğurur. Birtakım şeyleri farklı yaşasaydık başarabilirdik düşüncesiyle kendimizin ya da başka birisinin duyduğu acı ve yaşadığı düş kırıklığından kendimizi sorumlu tutarız. Ayrımcılık da engellenme yaratır: İnsanlara sırf cinsiyetleri, yaşları, dinleri ya da tenlerinin renginden ötürü bazı fırsatların tanınmaması ya da sunulmaması son derece engelleyicidir. Gerek yakın gerek uzak çevremizde bağırıp çağıran, adam öldüren, sözel, fiziksel ya da duygusal saldırganlık gösteren pek çok kişinin ortak noktası engellenmişlik duygusudur. Bu kişiler maalesef engellenmişlik duygularını yöneltecek sağlıklı adımlar atmayı bilmemekten ortaya çıkmış olan boşluk, belirsizlik duygunu sağlıksız yollarla doldurmaya çalışmaktadırlar. Öfke ifadesinin pek çok çeşidi olduğunu düşündüğümüzde dışarıya yöneltilemeyen öfkeler bazen kişinin bedenine çevrilebilmektedir. Aslında ihtiyacı olmadığı halde sürekli atıştırmaktan tutun da sigara, alkol ve maalesef madde bağımlılıklarının pek çoğu karşılaştıkları engelleri sağlıklı yollarla ortadan kaldıramayan bireylerin kendilerine yönelmiş öfkelerinden başka bir şey değildir. Sonuç olarak, bu yazıda çok özet olarak aktarılan stres kaynaklarından biri olan engellenmişlik bizlerin hayatlarında nerede, neye bağlı olarak, nasıl ve ne zaman ortaya çıktıkları konusunda bilinçlenmek oldukça önemlidir. Zira bireysel farklılıklarımız nedeniyle her birimizin durumlara verdiğimiz anlam farklıdır ve dolayısıyla bizde yaratacakları etki de farklı olacaktır. Kendimizle daha barışık günler yaşamamız dileklerimle, tüm okuyuculara sağlıklı ve huzur dolu günler dilerim. Umud’la kalın. |
Yazarlarımız
Gazete
Projelerimiz
Temsilciliklerimiz
Mevzuat






![]() | Bugün | 464 |
![]() | Dün | 1087 |
![]() | Bu Hafta | 5858 |
![]() | Geçen Hafta | 9150 |
![]() | Bu Ay | 11656 |
![]() | Geçen Ay | 35823 |
![]() | Toplam | 559310 |
İp Adresiniz: 38.107.179.237
,
Bugün: 09. Şub. 2012










