Bilgi Bankası
Güzel Gören
Güzel Düşünür
Zararlı Maddeler
Hava Durumu
| 25 Mayıs 2007 Tarihli Basın Açıklaması |
|
|
|
| Salı, 07 Temmuz 2009 13:03 |
|
BASIN AÇIKLAMASI 26 HAZİRAN DÜNYA UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE GÜNÜ OLARAK KUTLANMAKTADIR Yönetim Kurulu Adına Mahmut BEŞİRLİ Genel Başkan DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI ; 26 HAZİRAN her yıl Dünya Madde Bağımlılığı ile Mücadele Günü olarak kutlanmaktadır. Gerçi Madde Bağımlılığı ile Mücadele yılın her günü ve günün her saatinde yapılmalıdır. Sizlerinde bildiği gibi Madde Bağımlılığı ile mücadele bir kurum, bir dernek veya devletin tek başına başarabileceği bir mücadele değildir. Ülkede ki herkesin bu mücadeleye destek vermesi gerekmektedir. Mücadele Nasıl yapılmalı? Aile eğitimi;Zamanımızdaki ailelerin çocuklarına nasıl davranacakları hakkında yeterince bilgileri yoktur. Öncelikle ailelerin çocuk yetiştirme konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Normal şartlarda çocuk yetiştirmekte zorlanan aileler, çocukların herhangi bir kötü alışkanlıklara başlaması durumunda ne yapacaklarını tamamen şaşırmaktadırlar. Bu nedenle her şeyden önce aile eğitimi, ailelerin bilinçlendirilmesi önem arz etmektedir. Çocukları madde bağımlısı olan aileler, bunu öğrendiklerinde yine ne yapacaklarını bilememekteler. Büyük bir psikolojik sıkıntıya düşmekteler. Aileler bu davranışları da bilmeliler. Paniğe kapılmamalı, bu sorunun çözümünün olduğunu aklından çıkarmamalı, çocukla bu konuyu hemen tartışmamalı, arkadaşlarını takip edip onlardan ayrılması için çözümler üretmeli, çocuğun bağımlı olduğunu konuşmaları içinde kendisinin söylemesini sağlamaya çalışmalı, onu bir doktora götürmeye ikna etmeli. Bir uzmana danışarak hareket planı hazırlamalı. Çocuk eğitimi;Çocuklarımızı ders çalışmaya veya başarıya endeksli yetiştirmemeliyiz. Bizler biliyoruz ki geleceğimizi çocuklarımıza emanet edeceğiz. Onların gelişmesi bizler için son derece önemlidir. Peki onları nasıl yetiştirmeliyiz? Şunu hiç unutmayınız ki! Çocuklarınız kesinlikle; söylediklerinizi yapmayacak, yaptıklarınızı yapacaktır, Öncelikle insan olarak yetiştirmeliyiz. İyiyi kötüyü detaylı bir şekilde anlatmalıyız, Emredici tavırlardan kaçınmalıyız, Onlarla bir arkadaş gibi konuşmaya çalışmalıyız, Sevgi, hoşgörü ve saygıyı öğretmeliyiz, Karşılıksız yardım yapma kültürünü öğretmeliyiz, Anne ve babaya karşı saygılı olmayı kendi anne ve babamıza davranış haliyle öğretmeliyiz, Kendinden küçüklerin veya güçsüzlerin haklarını yememelerini öğretmeliyiz, Yetişkin eğitimi;Ülkemizde yaşayan her grup insanların kendine göre bir geçim temaşası vardır. Bu uğraş içinde günler bir su gibi akıp gitmektedir. Bir de kakılıyor ki artık yaş kemale ermiş, eski güç kuvvet kalmamış, eski günler aranır duruma gelmiş. Bir söz vardır; Hasta olmadan, sağlığın, ihtiyarlamadan gençliğin ve fakir olmadan zenginliğin kıymetinin bilinmesi önemlidir. Bu değerleri bilen insan sayısı gerçekten çok azdır. Biz bu değerleri insanlarımızın kavraması için dernek olarak yoğun bir çalışma içindeyiz. Ahlaki değerleri çökmüş olan toplumların yaşamaları imkansızdır. Ülkemizin geleceğini düşünüyorsak yeni nesillere değerlerimizi sıkı sıkıya anlatmalıyız. Atalarına sayıyı öğretmeliyiz. Ceddine saygısızlık yapan toplumların geleceğinin de parlak olması beklenemez. Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa KEMAL ATATÜRK Gençliğe seslenirken, ilk ifadesi çok manidardır. Şöyle ki; Ey Türk gençliği Birinci vazifen Türk istiklalini Türk Cumhuriyetini Muhafaza ve müdafaa etmendir… Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.Burada damarlarındaki asil kan önemlidir. Türk milleti tarih boyunca daima var olmuş ve dünya yönetiminde söz sahibi olmuştur. Bunun bir şekilde önlenmesi gerekmektedir. Çünkü Türkiye de dünya liderliği potansiyeli her zaman mevcuttur. Ancak damarlarımızdaki asil kan bozulur, kirlenir, bağımlılık yapan maddeler ile karıştırılırsa istikbale yapabileceğimiz başarıların önü sonsuza kadar kesilmiş olur. Dünyada başrol yerine figüran rolü oynamaya devam ederiz. Buna dikkat etmek hepimizin öncelikli görevleri arasında olmalıdır. Ülkemizi yönetenlere;Eskilerde bir söz vardır, Fırat kenarında bir kuzuyu bir kurt kaptığı zaman o ülkenin yöneticisi sorumlu olur, vicdani sıkıntılar duyardı. Bugün zehirli madde batağına yüzlerce insanımız düşmekte, onlarca insanımız ölmekte bunun bir vicdani sıkıntısı olmalı. Yönetimsel sıkıntısı olmalı. Bu çağın vebasından kurtulmak için bir şeyler yapılmalı ki gençliğimiz bu derdin içine düşmesin. Madde Bağımlılığı ülkemizi tehdit eden en önemli tehlikelerden birisi haline gelmektedir. Ülkemizdeki genel gidişatının incelenmesinde bağımlılık hızla artma eğilimi göstermektedir. Bağımlılıkla mücadeleyi beş ana başlıkta toplayabiliriz. 1. Üretimi ile mücadele, 2. Kaçakçılığı mücadele, 3. kullanımı ile mücadele, 4. eğitim verme, 5. Bağımlıların tedavi ettirilmesi çalışmaları. |
Yazarlarımız
Gazete
Projelerimiz
Temsilciliklerimiz
Mevzuat






![]() | Bugün | 466 |
![]() | Dün | 1087 |
![]() | Bu Hafta | 5860 |
![]() | Geçen Hafta | 9150 |
![]() | Bu Ay | 11658 |
![]() | Geçen Ay | 35823 |
![]() | Toplam | 559312 |
İp Adresiniz: 38.107.179.237
,
Bugün: 09. Şub. 2012










