Bilgi Bankası
Güzel Gören
Güzel Düşünür
Zararlı Maddeler
Hava Durumu
| Hürriyet Gazetesi |
|
|
|
| Pazartesi, 06 Temmuz 2009 08:07 |
|
16.04.2006 Tarihli Hürrüyet gazetesi Sevil ATASOY
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Fotoğraf çok, bakan yok Manken hanımlarımızın açık, gizli çekilmiş fotoğraflarından ya da gazetelerin arka sayfa güzellerinden söz etmediğimi hemen fark etmişsinizdir. Onların tek karesinin bile, bakanı çok olur. Benim fotoğraflarım, ülkemizdeki uyuşturucu madde kullanımı ile ilgili olanlar. Bugüne kadar çekilmiş, üstelik gayet net çıkmış, hatta panoramik özellikte niceleri olduğu halde, neden dikkate alınmadıklarını, neden her fırsatta yeniden deklanşöre basıldığını ve neden hálá uyuşturucu ile mücadelede ulusal bir politika ve strateji belgemizin olmadığını anlayamıyorum. Okullardaki şiddetin öne çıktığı günlerde, TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç liderliğinde İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık ile Kadın ve Gençlikten Sorumlu Devlet Bakanlıklarının görev aldığı "Sağlıklı Gençlik, Sağlıklı Gelecek" sloganlı bir kampanya başladı. 26 Mart 2006 tarihli gazetelerden, kampanya çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’nın okullarda uyuşturucu taraması için harekete geçtiğini, sorunun boyutunu saptamak üzere bir anket çalışması yapacağını, bu anket sayesinde gençliğin madde kullanımına ilişkin fotoğrafının çıkarılmak istendiğini öğrendim. Halbuki elde Türkiye Cumhuriyeti, İngiltere ve İrlanda hükümetlerinin mali desteği ile 5 bakanlık, 6 üniversite ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nden toplam 121 kişinin ayrıca Adana, Ankara, Diyarbakır, İzmir, İstanbul ve Samsun emniyet birimlerinde görevli onlarca personelin, bu illerde seçilen okullardaki çok sayıda öğretmenin bir yıldan uzun bir süre çalışarak çektiği gayet net bir fotoğraf var. GAP-TÜRKİYE’YE HARCANAN EMEK Bu fotoğrafın adı, "Türkiye’de Madde Kullanımı Üzerine Ulusal Değerlendirme Çalışması". Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerde madde kullanım durumunu izleyecek, sürdürülebilir bir kapasite oluşturmayı hedefleyen "Küresel Değerlendirme Programı"nın (Global Assessment Project, GAP) bir parçası olarak yürütülmüştü. 2003 yılında, BM tarafından "Türkiye’de Sağlık Hizmetleri, Eğitim ve Toplumsal Girişimle Madde Kullanımının Önlenmesi" adıyla Türkçe ve İngilizce olarak yayınlandı. Bu fotoğrafın çekilmesinde çalışanların harcadıkları ve toplamı onbinlerce saati bulan emek nereye gitti? Sadece binlerce öğrenciden değil, öğretmenler, sağlık ve sosyal hizmet görevlileri, eczacılar, doktorlar, polisler, jandarmalar, muhtarlar, garsonlar, barmenler, kafe sahipleri, korumalar, taksi sürücüleri, seks işçileri, eşcinseller, madde kullanıcıları, hatta tutuklu ve hükümlülerle yüzyüze görüşerek elde ettiğimiz bilgiler nereye gitti? Fotoğrafı çekmekle kalmayıp, sonuçları değerlendirerek ülkemizdeki uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadelede yapılması gerekenleri de sıralamıştık. Önerilerimizi kim, ne zaman, nasıl dikkate aldı? İstanbul, Adana, Diyarbakır ve Samsun illerinin koordinatörü olarak bu soruları sormak en doğal hakkım. BM’nin internet sitesinde yayınlanmakta olan "GAP-Türkiye"nin öğrencilerle ilgili bulguları, Avrupa Birliği’nin Uyuşturucu İzleme Merkezi EMCCDA’nın 2005 raporunda yer aldı. Dünya, Türkiye ile diğer ülkelerdeki gençliğin durumunu bu verilere bakarak karşılaştırıyor, yorumluyor. Benim ülkemde ise, taş taş üzerine koyarak bina inşa edileceğine, "4 yıl önce ve sadece 8 ilde yapıldığı" ileri sürülerek eskidiği iddia ediliyor, rafa kaldırılıyor. Bu ve benzeri fotoğrafları, büyük bir olasılıkla görmediniz, bazılarının ayrıntılarını anlatmak istiyorum. Önce GAP-Türkiye’nin öğrenci ayağı ile başlayalım. Daha sonra, 80’lerden bu yana çektiğimiz bazı başka fotoğraflardan söz edeceğim. 1987 DOĞUMLU 6149 ÖĞRENCİ 16 yaşındaki gençler arasında alkol, tütün ve madde kullanımına ilişkin bilgi edinmek amacıyla, Avrupa Konseyi Pompidou Grubu ile İsveç Alkol ve Diğer Maddeler Bilgi Konseyi’nin her dört yılda bir gerçekleştirdiği ESPAD (The European School Survey Project on Alcohol and Other Drugs) Avrupa Alkol ve Diğer Uyuşturucular Okul Araştırması’nın ilki, 1995’te yapıldı. Türkiye, 26 ülkenin yer aldığı ESPAD 95’e, psikiyatr Dr. Ümit Yazman’ın koordinatörlüğünde elde edilen İstanbul verileri ile katıldı. Organizasyon sorunları yüzünden, 30 ülkenin dahil olduğu ESPAD 99’da yer alamadık. GAP-Türkiye programı ile ilgili çalışmalarımız sürerken, ESPAD 2003 düzenlendi. Bu fırsattan yararlandık ve Türkiye’nin, 28’i Avrupa’da olan 35 ülkenin, 100 binin üzerindeki öğrencisinin fotoğrafında yer almasını sağladık. Böylelikle, 10 yıl aradan sonra, aynı teknikle veri toplanması ve aynı şekilde analizlenmesi sayesinde, gençliğimizi yeniden dünyadaki diğer akranları ile karşılaştırabiliyoruz. İlk aşamada, 6 büyük kentteki okul sayısı, devlet, özel ve meslek okulu şeklinde, okul türüne göre tabakalandırıldı. Her bir tabakadaki okul sayısına oranla, 167 sınıftan, 1987 doğumlu 3472 erkek ve 2677 kız öğrenci olacak şekilde, her okul ve sınıftan rastgele seçim yapıldı. 16 yaş grubundaki bu öğrenciler, üç araştırıcının Türkçe’ye çevirdiği, sonra yeniden İngilizce’ye çevrilerek sınanan, geçerlilik ve güvenilirliği saptanan ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca onaylanan ESPAD anketini, adlarını yazmadıkları cevap anahtarının üzerinde, uygun seçeneği işaretleyerek yanıtladılar. CİNSEL DENEYİM SANSÜRLENDİ Optik veri okuyucularından alınan sonuçların istatistiksel analizinden anlaşıldığına göre: Öğrencilerin yarısının sigara ve alkol deneyimi var. Yüzde 13’ü en az 40 adet sigara ve yüzde 7’si en az 40 kadeh içki içmiş. Erkeklerin yüzde 6 ve kızların yüzde 2’si esrarı, öğrencilerin yüzde 4’ü uçucu maddeleri denemiş. Neredeyse tamamı kokain, eroin, esrar ya da sakinleştiriciler hakkında bilgi sahibi. Erkeklerin yüzde 9’u, kızların yüzde 5’i bu maddelerden herhangi birini denemek istiyor. Neredeyse tamamı, bu maddeleri bir ya da iki kez kulanmanın pek tehlikeli olmadığına inanıyor. Her üç öğrenciden biri, keyfi olarak okula gitmediği günlerin bulunduğunu belirtiyor. Sadece yüzde 4’ü aldığı notların, ortanın üzerinde veya yüksek olduğunu söylüyor. Yüzde 2’si sonradan pişmanlık duydukları cinsel ilişkiler içine girdiklerini, bunların yarısı da bu sorunları madde kullanımı sonucunda yaşadıklarını belirtiyorlar. Yeri gelmişken, ilk cinsel deneyimin yaşandığı yaş ile ilgili bulgularımızın her nedense sansürlendiğini ve resmi rapordan çıkartıldığını da belirtmekte fayda var. AVRUPA FOTOĞRAFINDA TÜRKİYE ESPAD 2003, 1987 doğumlular arasında esrar deneyimi en yüksek ülkenin Çek Cumhuriyeti (yüzde 44) olduğunu gösterdi. Yüz öğrenciden 10’u ya da daha azının yaşam boyu en az bir kez esrar kullandığı ülkeler, İsveç, Norveç, Romanya, Türkiye ve Yunanistan. Almanya, İtalya, Hollanda, Slovakya ve Slovenya’da bu oran yüzde 25-28 arasında. 28 ülke arasında, kız çocuklarının erkeklere oranla daha fazla esrar kullandığı bir tek ülke var, İrlanda. İrlandalı her 10 öğrenciden 6’sı esrara ulaşmanın çok kolay olduğunu söylüyor. Eroin konusunda durum değişik. Listenin başında bu kez yüzde 4 ile İtalya var. Bunu, ne yazık ki arasında bizim de bulunduğumuz, her 100 öğrenciden 2’sinin deneyimi olan Portekiz, Polonya, Belçika, Fransa grubu izliyor. Avrupa öğrencileri arasında ecstasy kullanımı, amfetaminden daha fazla. Yaşam boyu ecstasy kullanımının yüzde 2 ve daha düşük olduğu ülkeler Danimarka, Yunanistan, Litvanya, Malta, Finlandiya, İsveç, Romanya ve Türkiye. En yükseği yüzde 8 ile Çek Cumhuriyeti. 40’tan fazla sigara içen öğrencilerimizin oranı açısından, ESPAD 2003’e katılan 35 ülkenin sonuncusuyuz. Aynı şey 40 kadehten fazla alkol içenler için de geçerli. Bütün bu veriler, öğrencilerimizin sigara, alkol kullanımı ve uyuşturucu madde bağımlılığı açısından henüz Avrupalı akranlarının pek çoğunun gerisinde olduğunu gösteriyor. İstatistiklere göre, 10-15 yıl önce onlar, bizim bugünkü durumumuzdaydı. Yol yakınken elimizdeki fırsatı çok iyi değerlendirmemiz, sadece fotoğraf çekmekle yetinmeyip, başarılı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış önleyici eğitimleri, ilköğretimin birinci sınıfından başlayarak tüm ders müfredatı içerisine bir an önce yaymalıyız. SULTANBEYLİ FOTOĞRAFI 1999 yılında, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürlüğü arasında uyuşturucu madde, şiddet ve suçun önlenmesi eğitimi amacıyla yapılacak işbirliğinin protokolünü imzalayanlardan biriyim. Aynı protokolü, 16 Temmuz 2002’de, üç yıl daha sürecek biçimde uzattık. Pilot çalışmayı Sultanbeyli Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürü Aydoğdu Mimir ile birlikte yürütmemiz istendi. 14 ilköğretim okulunun 171 öğretmenini ve 29 bin 100 öğrencisini kapsayan projenin birinci basamağında öğretmenlere bir anket uyguladık ve okul-aile ilişkisini araştırdık. 12 Temmuz 1999 tarihli 1. Basamak Gelişme Raporu’mda yer alan bazı sonuçları sizinle paylaşmak istiyorum: Öğretmenlerin yüzde 90’ı, ailelerin okula desteğinin hiç olmadığı ya da yetersiz olduğunu, Yüzde 74’ü, ihtiyaç halinde bile velilere ulaşamadıklarını, Yüzde 85’i, velilerin çocuklarının eğitimine ilgisinin az ya da hiç olmadığını, Yüzde 90’ı, velilerin çocuklarının ev ödevlerine karşı ilgisiz olup, yardımının bulunmadığını belirttiler. Raporun son satırı ise şöyle: "Tespit edilen tüm bu hususlar, pilot uygulamanın yapıldığı ilçe bazında, ailenin uygulanacak program içerisindeki konumunu "risk faktörü" olarak belirlemiştir." 1999’da Sultanbeyli’de çekilen bu fotoğraf, çok büyük bir istisna olabilir. Ancak aile "risk faktörü" olmaktan çıkartılıp, "koruyucu faktör" haline dönüşmediği sürece, okullarda uyuşturucu, şiddet ve suçun önüne geçmenin de hemen hemen imkansız olduğu bir gerçektir. Sultanbeyli projesinin ikinci basamağında eğitimcilerin eğitimine geçtik, daha sonra öğrencilere "Sağlıklı Yaşam Becerileri" adlı, tarafımızca geliştirilen, isimlerini yazmadıkları bir anket uyguladık. Akran zorbalığı nedeniyle okula gitmeye korkanlar, okulun kapısının önünde yasadışı madde satın alabilenler, tedavi gerektirecek kadar yaralananların yer aldığı çok net bir fotoğraf, bir arşivde duruyor. CEZAEVİ FOTOĞRAFLARI 80’li yılların sonuydu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın talebi üzerine, Adalet Bakanlığı Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi’nin Başkanı olarak, ekibimle birlikte Sağmalcılar Cezaevi’nde uyuşturucu madde analizi yapmak üzere görevlendirildik. Cezaevinin doktoru ile görüştüm. İdrar alınacak mahkumları kendisinin seçmesini istedim. Alınan örneklerin yarıdan fazlasında yasadışı bir maddeye rastladık. Bu fotoğraf da bir yerlere kondu. İşlenen suç ne olursa olsun, cezaevlerine konan kişilerin idrarında yasadışı madde aranması gerektiğini ve zaman zaman rastlantısal olarak örnek alınarak analizlerin tekrarlanması gerektiğini hep söylüyoruz. 2003 yılında danışmanlığını yaptığım Savcı Yener Yavuz’un "Uyuşturucu Madde Suçu Nedeniyle Türkiye Cezaevlerinde Bulunan Mahkumların Profili" adlı yüksek lisans tezinin bulguları haklılığımızı destekliyor. Çok sayıda kişi suç işlediği sırada bir madde etkisi altında olduğunu belirtiyor. Bu kişiler cezaevine konduğunda herhangi bir test yapılmış değil. Bağımlılık tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Biz bu kişleri saptayamazsak, geçen haftalarda gazetelere yansıyan durumların önüne geçilemez ve İzmir Buca Cezaevi’nin 9 yıllık hekimi gibi, birileri mahkumlara uyuşturucu satar. Ayrıca, yeni bağımlılar ortaya çıkar. GAP-Türkiye araştırması sırasında görüştüğümüz damar içi yolla uyuşturcu kullananların üçte biri, enjeksiyon malzemelerini paylaştıklarını bildirdiler. Cezaevlerinde damar içi yolla uyuşturucu kullanan varsa, bu paylaşımın HIV/AIDS yayılmasına götüreceği açıktır. 04.05.2006 Tarihli Hürriyet Gazetesi Müdüre tabanca öğretmene bıçak öğrenciye esrar Eray GÖRGÜLÜ / ANKARA Ankara'nın Hıdırlıktepe İlköğretim Okulu'nda yaşananlar akıllara durgunluk veriyor. TED Ankara Koleji'nin kardeş okulu da olan ilkokulun önünde öğrencilere esrar satılıyor. Öğretmenler çevredekiler tarafından bıçakla tehdit ediliyor, tacize uğruyor. Kömür isteyen bir öğrenci bu kabul edilmeyince müdüre silah çekiyor. ANKARA Hıdırlıktepe İlköğretim Okulu'nun önünde öğrencilere esrar satılıyor. Öğretmenler tehdit ediliyor. Mahalleliye kömür vermeyen müdürün otomobiliyse parçalandı. Bir süre önce 16 yaşındaki bir öğrenci müdürün odasını basarak kömür istedi. Müdürün karşı çıkması üzerine silah çeken öğrenci okuldan ayrıldıktan sonra bir grup okulu basmaya kalktı. Müdür bahçe etrafında toplanan kalabalığı görünce İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne haber verdi. İl Milli Eğitim Müdürü Murat Bey Balta da, "Müdürümü rehin aldılar" diyerek Emniyet'i bilgilendirdi. Polis kalabalığı dağıttı. Bunun üzerine iki hafta önce müdürün Telsizler'deki evinin önünde otomobilinin tekerlekleri patlatıldı, camları parçalandı. Polis, müdürün otomobiline saldıranın okuldan bir öğrenci olduğunu tespit etti ve gözaltına aldı. Suçu sabit görülen öğrencinin yaşı küçük olduğu için serbest bırakıldı. TOPLU HALDE GELİYORLAR Bazı veliler TED Ankara Koleji'nin kardeş okulu olan Hıdırlıktepe İlköğretim Okulu'nun karşısındaki bir dernekte kumar oynatıldığını iddia ederken, okul çıkışı da çocuklarına zorla esrar verilmeye çalışıldığını savundular. Veliler, bazen esrar almayan çocukların dövüldüğünü de öne sürdüler. Öğretmenler de çevredeki kişiler tarafından bıçakla tehdit edilirken, okula toplu halde gidip toplu halde gelmeye başlamışlar. Kadın öğretmenlere ise hemen her gün sarkıntılık yapıldığı iddia ediliyor. ÖĞRENCİLER YATILIYA Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, tüm iddiaları doğrularken, "Öğretmenlerimizin hizmet vermesi mucize. Polisin giremediği yere girebilen tek devlet kurumu milli eğitim" dediler. 50'nin üzerinde başarılı öğrenci bu bölgeden 'kurtarılıp' Ankara'daki 3 yatılı bölge okuluyla, 2 pansiyonlu ilköğretim okullarına yönlendirildi. Esrar almaya mı geldiniz ÇİN Çin Bağları. Kumarın, uyuşturucunun, gaspın kol gezdiği mahalle. "Polis bile giremez" diye ün salan semti Başkent'in. Hürriyet muhabiri Eray Görgülü ve foto muhabiri Oğuz Demir Hıdırlıktepe İlköğretim Okulu'na gittiler. 9-10 yaşlarında çocuklar çevirdi, arabayı ve dudaklarından dökülen ilk cümle şöyle oldu: "Esrar almaya mı geldiniz?" Okulun önünde, hemen karşısında esrar, hap satılıyor. Üstelik bazen "zorla"... "Al, iç şunu" baskısıyla. Geçenlerde bir ilkokul öğrencisine hap içiriyorlar. Bayılınca eve yollanıyor çocuk. Annesi yoğurt yediriyor. 15 Haziran 2006 4 şehirde aynı anda Captagon operasyonu Soner GÜREL/ANKARA Hidayet Turizm’in patronlarına "Şifre" kod adıyla Captagon operasyonu düzenlendi. Dört şehirde eşzamanlı yapılan baskında firma sahibi Cemil Hidayet’le birlikte 17 kişi gözaltına alındı. Operasyonda Suriye’ye götürülmek istenen 1 milyon 97 bin 898 adet Captagon hap ele geçirildi. EMNİYET Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı koordinatörlüğünde düzenlenen "Şifre" operasyonu, 6 aylık izleme ve takipten sonra gerçekleşti. Şebeke üyelerinin kendi aralarında şifreli haberleşmesi üzerine planlı soruşturmaya "Şifre" adı verildi. Şebeke üyelerinin 6 ay boyunca telefonlarını dinleyen polis, Bulgaristan’dan İstanbul’da gelen Captagon’ların Suriye’ye sevk edileceğini tespit edince düğmeye bastı. Gizli bölmelerine yerleştirilen Captagon’ları Suriye’ye götürmek üzere yola çıkan bir kamyona Narkotik Polisi, İstanbul’da operasyon düzenledi. Kamyonda 1 milyon 97 bin 898 adet Captagon hap ele geçirildi. HİDAYET’E GÖZALTI Narkotik polisi, Kilis’te 7, İstanbul’da 4, Mersin’de 3 ve Kırklareli’nde 1 olmak üzere 15 kişiyi gözaltına aldı. Zanlılardan 10’u, Hidayet Ailesi’nin üyeleri, 1’i Bulgaristan vatandaşı. 2’si Hidayet Ailesi’nden olmak üzere 3 kişi de aranıyor. ŞİFRELİ HABERLEŞME Hidayet Ailesi üyelerinin, kendi aralarında yaptıkları telefon konuşmalarında, captagona ’tapu’, ’bilet’ ve ’kumaş’ gibi şifreli adları verdikleri öğrenildi. Aile üyelerinin uyuşturucu hap kaçakçılığını "... parça kumaş geliyor", "bileti kestin mi" gibi şifreli cümlelerle yönlendirdikleri bildirildi. Hidayet Ailesi’nin, captagonları Bulgaristan’da kurdukları bir imalathanede ürettikleri belirlendi. Narkotik polisi, Bulgar polisiyle bağlantı kurarak Hidayetlerin bu ülkedeki bağlantılarını yakalamasını istedi. Ancak Bulgar polisi bu imalathaneyi henüz ortaya çıkartamadığı bildirildi. 7 MİLYON TABLET Şifre Operasyonu ile birlikte, narkotik polisinin bu yılın ilk yarısında elegeçirdiği uyuşturucu hap sayısı 7 milyona ulaştı. Geçen yıl 5 milyonun üzerinde uyuşturucu hap yakalanmıştı. Susurluk’da da gündeme gelmişti HİDAYET Turizm’in adı Susurluk Skandalı sırasında da gündeme gelmişti. Olayı soruşturan dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş, hazırladığı raporda Mehmet Ali Yaprak’ın kaçırılması olayına şöyle değinmişti: "Yaprak’ın kaçırılmasını Hidayet Turizm ilgililerinin organize ettiği, hedefin Captagon imalathanesinin yerini öğrenmek ve orijinal Captagonun içine ilave edilen uyuşturucunun formülünü zorla almak olduğu bilinmektedir. Kaçırma olayını Çatlı’nın bir grup polisle organize ettiği, Yaprak’tan serbest bırakılma karşılığı 1-2 milyon mark alındığı, aslında Hidayet Turizm’in 10 milyon Mark ödediği, fakat bu miktardan kaçıranların haberdar olmadığı ve pay alamadıkları, gerçek ödemenin miktarının öğrenilmesi, duyulması üzerine Çatlı ve ekibinin Ankara ile ilişkilerinin bozulduğu, hatta koptuğu iddia edilmektedir." 18.6.2006 Tarihli Hürriyet gazetesi: Eroine sattılar İspanya ve İngiltere’nin ardından bu kez de İrlanda’da dolaşan paralar üzerinde kokain izi araştırması yapıldı. 14 Ocak 2007 Derneğimizin desteklediği ve bugünlerde gündeme gelen tiner,bali gibi uçucu maddeler gençlerimiz tarafından kullanılmaları gün geç tikçe artmaktadır. Kullanımının engellenmesi için TBMM tarafından yapılan yeni yasa teklifi son derece olumludur. Ancak bu konuda çalışmaların devam etmesi gerekmektedir. Derneğimiz Gençliğimizin zehirlenmemesi için her türlü çalışmayı yapmaktadır. Bilindiği gibi yasaların çıkması tek başına yeterli olamamaktadır. Önemli olan o yasaların hayata geçirilmesidir. Gençliği tehdit eder boyutlara ulaşan "tiner ve bali" gibi uçucu maddelere üretim aşamasında "tiksindirici koku" eklenmesi önerildi.TBMM Sağlık Komisyonu, geçen hafta yaptığı toplantıda, uyuşturucu madde olarak kullanılan "tiner ve balinin" satışını denetleyen yasa teklifini gündemine almıştı. Bu konuda verilen yasa tekliflerini birleştirmek amacıyla oluşturulan alt komisyon, önümüzdeki hafta çarşamba günü ilk toplantısını yapacak. Alt komisyon, AKP’li Cevdet Erdöl’ün yasa teklifine, AKP’li Gülseren Topuz’un yasa teklifindeki öneriler eklenecek. Yasa teklifine eklenecek madde şöyle: "Uçucu, çözücü ve yapıştırıcı maddelerden imal veya ithal edenlerin içerisine, çocukların zihinsel, bilişsel faaliyetlerini ve psişik davranışlarını değiştirmeyecek ve genel sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde tiksinti verici ve sağlığa zararlı olmayan kimyasal maddeler katılır. Bu kimyasal maddelerin neler olduğu ve katılma miktarları Sağlık Bakanlığı’nca belirlenir." N’olur babamı yakalayın insanları zehirlemesin 14 Ocak 2007 Bursa’da 10 yaşındaki küçük bir kız, polislerin yanına gelerek "Babam bana uyuşturucu hap sattırıyor. Ne olur babamı yakalayın, başka insanları zehirlemesin" diye ihbarda bulundu. Düzenlenen baskında baba gözaltına alınırken küçük kız da yetiştirme yurduna verildi. İzmir Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği ekipleri, altı aydır sürdürdüğü istihbari ve teknik takip sonucu, İstanbul'dan kuryeler aracılığıyla getirilen kokainin, elebaşılığını Bozyaka semtindeki bir restoranın sahibi ‘Sivri’ lakaplı F.Ö.'nün yaptığı bir grup tarafından kentte pazarlandığı tesbit edildi. Harekete geçen ekipler, eldeki bilgi ve delillerin toparlanmasının ardından dört gün önce ‘Ayışığı’ adını verdiği operasyon için düğmeye bastı. Birçok ekibin katıldığı geniş kapsamlı operasyonda, grubun liderliğini yaptığı saptanan F.Ö., Yeşilyurt semtindeki evinde kokain partisi verirken yakalandı. Zanlı F.Ö. ile birlikte ayrıca organizasyonun içinde yer alan H.K., R.K., S.K., F.H., R.B., R.G., V.T., A.K., S.E. ile uyuşturucunun satış ve pazarlamasında çalışan kadınlar H.Ş., İ.Ç. ve N.S. de gözaltına alındı. Zanlıların ev ve otomobillerinde yapılan aramada, 450 gram kokain, 270 gram esrar, 1 esrar sarılmış sigara, 2 şişe amonyak, 3 Glock marka tabanca, 1 otomatik tüfek, 30 mermi, 1 hassas terazi, 51 cep telefonu, kokain içiminde kullanılan 2 porselen tabak ele geçirildi. Ayrıca, uyuşturucu ticaretinden elde edildiği öğrenilen 4 bin 915 YTL, 170 euro, 1 ciple, 2 otomobile de el konuldu. MİLLETVEKİLİ ÇOCUĞU DA VAR Sorgulamada, şebeke elemanlarının kokainleri, Çeşme ve Urla ilçeleri ile Alsancak semtindeki eğlence yerlerinin önlerinde otomobillerinde bulundurdukları porselen tabaklarla ‘self servis’ yöntemiyle müşterilerine satışa sundukları saptandı. Zanlıların, aralarında tanınmış isimlerin de bulunduğu müşterilerine, motosikletlerle de uyuşturucu taşıyıp adrese teslim şeklinde çalıştıkları da belirlendi. Operasyon kapsamında içici konumundaki, zanlılardan uyuşturucu temin eden aralarında milletvekili çocuğu, iş dünyasından tanınmışlarında bulunduğu 51 kişinin de ifadesine başvuruldu. AZERİ KADIN KURYE ÖNCEDEN TUTUKLANMIŞTI Emniyet yetkilileri, zanlıların, uyuşturucudan elde ettikleri gelirle lüks bir yaşam sürdüklerini, operasyonla birlikte tüm mal varlıklarına mahkeme aracılığıyla el konulduğunu kaydetti. Araştırmada, geçen Kasım ayında, İstanbul'dan getirdiği 500 gram kokaini İzmir'de piyasaya sürmek istediği iddiasıyla yakalanıp tutuklanan Azeri kökenli Türk vatandaşı R.B.'nin de şebekeye kuryelik yaptığı bildirildi. Bir kısmının suçlamaları kabul etmediği belirtilen 13 zanlı, işlemlerinin ardından adliyeye sevkedildi Edirne'de uyuşturucu operasyonuEDİRNE Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince düzenlenen ‘Yarasa’ adlı operasyonda, sokak aralarında ve okul önlerinde gençlere uyuşturucu madde sattıkları iddia edilen 25 kişi gözaltına alındı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, okul önlerinde ve sokaklarda gençlere uyuşturucu sattıkları belirlenen kişileri takibe aldı. 130 polisten oluşan 50 ekiple, 3 aydır takip edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik ‘Yarasa’ operasyonu düzenlendi. Uyuşturucu sattıkları belirlenen kişilerin evlerine yapılan baskınlarda çok sayıda uyuşturucu hap ve esrar ele geçirildi, 25 kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü’nde sorguları tamamlanan 25 kişi bugün Adliyeye sevk edildi. Adliye önünde bekleyen kadınlar, polis minibüsünden indirilen yakınlarını görünce sinir krizi geçirdi. Maraş'ta 152 kilo esrar ele geçirildi A.A. Kahramanmaraş'ta, kentin 6 değişik noktasında eş zamanlı olarak düzenlenen, “Kırık Baston' adlı operasyonlarda, 152 kilo 500 gram kubar esrar ele geçirildi. Kahramanmaraş Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek, yaptığı açıklamada, uyuşturucu maddelerle ilgili olarak yapılan mücadele kapsamında, 6 değişik noktada eş zamanlı yapılan operasyonlarda 7 kişinin 152 kilo 500 gram kubar esrar maddesiyle birlikte yakalandığını belirtti. Ele geçirilen kubar esrarın, içime hazır hale getirildiğini ve 75 bin kişiyi zehirleyecek miktarda olduğunu ifade eden Çelikbilek, şunları söyledi: “Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesi ile kent merkezinde yapılan operasyonlarda, kubar esrarla birlikte S.Ç, M.Y, M.B, K.G, A.A, H.A. ve M.A yakalanarak gözaltına alındı. Ayrıca, bu kişilerin evlerinde ve üzerlerinde yapılan aramalarda 1 tabanca, bu tabancalara ait 3 mermi, 2 pompalı tüfek, 117 fişek ve uyuşturucu madde işinde kullanıldığı tespit edilen bir otomobil ele geçirildi. Çelikbilek, “Ekiplerimiz, uyuşturucuyla mücadeleyi sürdürüyor. Bu arada, yapılan çalışmalarımız sırasında okullarımızda uyuşturucu kullanımına rastlanılmadı. Polis ekiplerimiz, eylem planı kapsamında okullarda ve çevresinde gerekli tedbirleri alıyor” dedi. Çelikbilek, uyuşturucuyla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğünü kaydetti. 26 Ocak 2007 Tarihli Hürriyet gazetesi 26 Ocak 2007Beykoz'daki evi ile Şişli'deki bürosunda ele geçirilen silah ve uyuşturucu maddelere ilişkin aranırken dün Fatih'te polisle silahlı çatışmaya girdiği iddia edilen Sezer İnanoğlu, Şile'de jandarma ekiplerince yakalandı.SEZERCİK'İN YAKALANIŞ ANI Şile'ye 20 kilometre mesafedeki Kömürcüoda mevkiinde yol kontrolü yapan jandarma ekipleri, bu noktadan bir araçla geçmek isteyen İnanoğlu'nu gözaltına aldı.Türk sinemasında “Sezercik” rolüyle tanınan Sezer İnanoğlu, gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Şile Devlet Hastanesi'ne götürüldü.Geçen yıl Beykoz'daki evi ile Şişli'deki bürosunda çeşitli silahlar ile bir miktar uyuşturucu madde bulunduğu gerekçesiyle İnanoğlu hakkında yakalama emri çıkarılmıştı. İnanoğlu'nun, dün de Fatih'te polisle silahlı çatışmaya girerek kaçtığı öne sürülmüştü. 28 Ocak 2007 tarihli hürriyet gazetesiErkan ÇELEBİ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastasından yılda 130 bininin hayatını kaybettiğine işaret edilen açıklamada, bu ölümlerin ana risk faktörünün sigara olduğu belirtildi. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Siz bu satırları okurken, dünyada 5 kişi daha sigara nedeniyle hayatını kaybetti. Sigara dumanının içerdiği karbonmonoksit, kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açmakta ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olmakta. Sigara dumanı, katran, karbonmonoksit ve nikotine ek olarak, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür, formaldehid ve metan gibi son derece zehirli olan 4 binden fazla kimyasal madde içeriyor. Sigara içmeyi bir kez deneyen her 4 kişiden 3’ü sigara tiryakisi oluyor. Türkiye sigaraya yılda ortalama 13 milyar dolar harcıyor. Bu parayla ülkenin sağlık sorunlarının önemli bir bölümüne çözüm bulunabilir." Uyuşturucu kullanımında dehşet veren rakamlar11 Ekim 2007Asım GÜNEŞ/İSTANBUL Türkiye’de 2001-2004 yılları arasında esrar kullanımı yüzde 75, uçucu madde kullanımı yüzde 40, eroin kullanımı yüzde 100, Ecstasy kullanımı ise yüzde 287 oranında arttı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde AMATEM’e 1995’te 3500 kişi başvuruyordu, bu sayı günümüzde 22 bin kişiye ulaştı. İSTANBUL İl Sağlık Müdürlüğü’nün 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü nedeniyle düzenlediği konferansta konuşan ÇAMATEM (Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi) Kliniği Şef Yardımcısı Uzman Dr. Defne Gürol, kendi verilerine göre 2001-2004 arasında esrarın yüzde 75, uçucu madde kullanımının yüzde 40, eroin kullanımının yüzde 100, Ecstasy kullanımının ise yüzde 287 oranında artığını söyledi. Beyoğlu’ndaki Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde dün düzenlenen konferansa İl Sağlık Müdür Yardımcısı Abdülkadir Tabo, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi AMATEM Klinik Şefi Doç Dr. Duran Çakmak, Uzman Dr. Defne Gürol ve oyuncu Aydan Şener konuşmacı olarak katıldı. Çakmak, 1995’te AMATEM’e başvuru sayısının 3500 olduğunu, şimdi ise 22 bin kişiyi bulduğunu söyledi. Psikoaktif madde kullanımına karşı devletin bir politika ve yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini de vurgulayan Çakmak, "Üretenler güçlü, satanlar güçlü. Biz de güçlü olmalıyız. Onun için kurumlar arası koordinasyon şart" dedi. Yeni dizisinde uyuşturucu kullanan bir çocuğun annesi rolünde olduğunu belirten Aydan Şener ise "Senaryo geldiğinde, ’Bu yaşta bir çocuk eroin kullanır mı?’ diye tepki gösterdim. Ama istatistikleri duyunca şaşırdım" diye konuştu. 21 Nisan 2008 tarihli hürriyet gazetesi Ankara eki Uyuşturucu bağımlısı arkadaşının kurbanıNarkotik polisinin madde kullananların profilini belirlemek için yaptığı araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Uyuşturucu kullananların yüzde 20’si arkadaş ortamının kurbanı çıktı. HAKLARINDA yasal işlem yapılan uyuşturucu kullanıcıları arasında düzenlenen anket, bağımlıların yüzde 24’ünün uyuşturucuya meraktan başladığını, yüzde 20’sinin ise arkadaş ortamının kurbanı olduğunu ortaya koydu. Narkotik polisi, madde kullanmaktan dolayı haklarında yasal işlem yapılan kişilerin profilini çıkartmak amacıyla anket düzenledi. YÜZYÜZE GÖRÜŞME Polis, uyuşturucu madde kullandığını beyan eden ve araştırmaya katılmaya istekli 803 kişiyle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda ilginç sonuçlara ulaştı. Anket sonuçlarına göre, yüzde 95,8’i erkek olan madde bağımlılarının madde kullanım nedeni olarak ilk sırada "merak", ikinci sırada "arkadaş etkisi", üçüncü sırada da "ailevi ve kişisel sorunlar" yer alıyor. ESRAR VE ALKOL Ankete katılanların yüzde 24’ü "merak", yüzde 20’si "arkadaş etkisi", yüzde 14’ü ise "ailevi veya kişisel" sorunları nedeniyle uyuşturucuya başladığını belirtirken, madde bağımlılarının yüzde 76’sının uyuşturucudan önce sigara kullandıkları belirlendi. Ankete katılanların yüzde 8’i esrar, yüzde 3,1’i de alkol kullandıktan sonra uyuşturucu kullanmaya başladığını kaydetti. Anket sonuçlarına göre, en sık kullanılan madde sıralamasında yüzde 73,3 oranla esrar, ikinci sırada yüzde 12,7 ile eroin, üçüncü sırada da yüzde 3,9 ile ecstasy yer alıyor. SİGARALARA SARIYORLAR KULLANIM şekline göre de bağımlıların profilini çıkartan narkotik polisi, kullanıcıların yüzde 75’inin uyuşturucuyu sigaraya sardığını, yüzde 12’sinin ağız yoluyla, yüzde 6’sının burundan, yüzde 3’ünün de enjeksiyon yoluyla aldığını belirledi. Uyuşturucu ağına düşen kurbanların yarıya yakınının ihtiyaç duydukları maddeyi arkadaş ortamından temin ettiklerini, diğerlerinin ise yabancılardan satın aldıklarını ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, bağımlıların yüzde 37,1’i uyuşturucuyu terk edilmiş yerlerde, yüzde 41,6’sı evde, yüzde 4,6’sı da eğlence yerlerinde kullanıyor. Bağımlıların yüzde 83,2’si, madde bağımlılığı ile ilgili tedavi görmüyor. Ankete katılanların yüzde 48,7’sinin ise sabıkası bulunmuyor. 23Nisan 2008 tarihli hürriyet gazetesi Alkol ve tütün reklamları gider gösterilemeyecek Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerinin tanıtımına yönelik ilan ve reklam giderleri, kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacak. 19 mayıs 2008 tarihli hürriyet gazetesi Dumansız günler başladı, sigara yasağı çadıra da girdi Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı getiren "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun bugün itibarı ile yürürlüğe girdi.Sigara yasağı "kapalı alan" özelliği taşıyan alanlarda uygulanacak. Çadır ve güneşlikler "kapalı alan" özelliği taşıyacak. Yasak bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL ceza verilecek.KAPALI mekanlarda sigara içme yasağı getiren kanun dün geceyarısı itibarı ile yürürlüğe girdi. Böylece sigara tiryakileri kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor ve eğlence yerlerinin kapalı alanlarında sigara içemeyecek. "Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun"a göre, taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere bütün toplu taşıma araçlarında da sigara içme yasağı uygulanacak. Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek. Balkonda serbest Sigara yasağının uygulanabilmesi için belirlenen alanlar, "kapalı alan" özelliği taşıyacak. Bunun için de kapalı alanın öncelikle tavanı veya çatısı olması gerekecek. Bu yer, bir bina, hatta çadır da olabilecek. Söz konusu alanların kapısı, pencereleri ve giriş yolları dışındaki bütün yan yüzeyleri tamamen kapatılmışsa burası yine kapalı alan sayılacak. Tavanı, çatısı olup, yan yüzeylerinin toplam alanının yarısından daha azı açık bulunan yerler de, kapalı alan şeklinde değerlendirilecek. Sigara içme yasağı bulunan kapalı mekanların balkonları ve yangın merdivenleri, üstü kapalı olsalar da açık alan sayılacak ve tiryakiler buralarda sigara içebilecek. Reklam da yasak Ancak, yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde, şehirler arası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecek. Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek. Tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alametleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtım yapılamayacak. Önce yazılı uyarı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan her kategoride televizyon ve radyolar, ayda en az 90 dakika tütün ürünleri alışkanlığının zararları konusunda uyarıcı, eğitici yayın yapacak. Sigara yasağının uygulanması ve tedbir alınmasıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler önce yazılı olarak uyarılacak. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında ise mahalli mülki amir tarafından 500 YTL ile 5 bin YTL arasında ceza verilebilecek. Sigara yasağı bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL, sigara izmaritini ve paketini yere atanlara 20 YTL ceza verilecek. Lokanta, kahvehane ve kafeterya gibi yerler için yasaklar ise 19 Temmuz 2009’da yürürlüğe girecek. Sigara yasağına uymayanlara kimler müdahale edecek SİGARA içme yasağı getirilen yerlerde, üst düzey yöneticiler, yasakların uygulanması konusunda bir yetkili görevlendirecek. "Sigara İçilmez" levhalarının altındaki "Şikayet İçin" bölümüne bu kişinin ad ve soyadı ile telefon numaraları da yazılacak. Aynı şekilde taksiler dahil, toplu taşım araçlarına da, taşıtın büyüklüğüne göre, tüm yolcuların görebileceği ve okuyabileceği şekilde, "Sigara İçilmez" yazıları asılacak. Trafik cezası gibi tahsil edilecek Sigara yasaklarına aykırı hareket edenlere verilecek cezalar, trafik cezaları gibi tahsil edilecek. Önce kişiye tebligat yapılacak ve cezayı yatırması istenecek. Yatırmazsa, o zaman cebr-i icra yöntemlerine başvurulacak. Bu yöntemler arasında, cezanın kişinin maaşından kesilerek tahsili de bulunuyor. Sigara içmek nerelerde yasak nerelerde serbest olacak Çadır ve güneşlik Sabit veya seyyar bir tavanı ya da çatısı (çadır, güneşlik v.b) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup, yan yüzeylerin toplam alanının yarısından daha azı açık bulunan yerler, ’kapalı alan’ olarak değerlendirilecek ve bu alanlarda tütün ürünleri tüketilmesi önlenecek. Kamu binaları Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında, koridorlar dahil, her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan, birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanları ve taksi hizmeti verenler dahil, karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu tolu taşım araçlarında tütün ürünleri tüketilmeyecek. Bu alanlarda tütün ürünlerinin tüketilmesi için tahsis edilmiş alanlar varsa, bunlar kaldırılacak. Bakımevi ve hapishane Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü birimlerde ve ceza infaz kurumlarında, şehirlerarası veya uluslararası güzergáhlarda yolcu taşıyan denizyolu araçlarının güvertelerinde toplam alanın yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilecektir. Bu alanlar, koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmiş ve standartlara uygun havalandırma tertibatı ile donatılmış, tavanı, kapı ve pencereleri dışında dört tarafı sert zemin veya duvarla kaplı olacak. Eğitim kurumları Dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumları ile okul öncesi eğitim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı alanları ile birlikte açık alanlarında da tütün ürünleri tüketilmeyecek. Stadyumlar Kapalı alanlarında tütün ürünleri tüketilmesi mümkün olmayan ticaret merkezi, iş hanı, sinema, tiyatro, havaalanı, otogar, spor ve eğlence tesisi, alışveriş merkezi ve benzeri yerlerin içinde olup tütün ürünlerinin tüketilmesine müsaade edilmeyen alanlardan tecrit edilmemiş ve hava geçişi engellenmemiş şekilde faaliyet gösteren lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti veren işletmelerde tütün ürünleri tüketilmeyecek. Hürriyet’te üç aydır yasak KAPALI mekanlarda sigara içme yasağı, Hürriyet Medya Towers’da 25 Şubat’tan bu yana uygulanıyor. Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın isteğiyle iki yıl önce bina içinde sadece belirlenen alanlarda sigara içilmesine izin verildi. 25 Şubat Pazartesi gününden itibaren bina içinde tüm kapalı mekanlarda sigara yasaklandı. Dünyada sigara yasakları nasıl ABD: ABD’nin Kaliforniya eyaleti, dünyada en sıkı ve geniş çaplı sigara yasağının uygulandığı yerlerden biri. 1993 yılında devlet binalarının içinde ya da 1.5 metre yasaklandı. FRANSA: Fransa, 2003’de, halka açık alanlarda sigara tüketimini düşürmek için sigara fiyatlarını yüzde 20 arttırdı. 1 Şubat 2007’de iş yerlerinde sigara yasaklandı. KANADA: Kanada’da 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin oranı yüzde 21. Toplum sağlığı uzmanlarına göre bunun sebebi, ülkede uygulanan sert sigara içme yasağı. İRLANDA: İrlanda 2004 yılında publar, restoranlar ve kapalı iş yerlerinde sigara içilmesini yasakladı. Hükümet, bu mekanlarda sigara içerken yakalanan kişilere 3 bin Euro para cezası verilmesini kararlaştırdı. HOLLANDA: 16 milyonluk nüfusunun yüzde 30’u sigara içen Hollanda, 1 Ocak 2004’ten itibaren, tren istasyonları, umumi tuvaletler, iş yerleri de dahil olmak üzere halka açık bir çok yerde sigarayı yasakladı. İSPANYA: İspanya’da iş yerleri, hastaneler, kültür merkezleri ve toplu taşıtlarda sigara yasağı, 1 Ocak 2006 itibariyle yürürlüğe girdi. Yasa, 100 metrekareden geniş iş yerlerinde, kahvehane ve restoranlarda içilen bölüm bulundurulmasına izin verse de, küçük mekanlarda yasadışı sigara tüketimi devam ediyor. AVUSTRALYA: Avustralya’da havaalanları, devlet daireleri, klinikler ve işyerlerinde sigara içmek yasak. yakınında sigara içmek Ülkede bir çok eyaletteki restoranlar ve alışveriş merkezlerinde de sigara içilmiyor. İTALYA: İtalya’da sigara yasağı iki yıldır yürürlükte. Hükümet, sigara içmenin yasak olduğu mekanlarda kuralı ihlal eden kişiye yaklaşık 2 bin Euro para ceza kesiliyor. NORVEÇ: 1 Haziran 2004’te restoran, bar ve kafelerde sigara içmek yasaklandı. Norveç’te tütün ürünlerinin reklamını yapmak, 30 senedir yasak. Bir paket sigaranın fiyatı ise yaklaşık 6 Euro. İSVEÇ: Mayıs 2005’ten bu yana ülkede bar ve restoranlarda sigara içmek yasak. Sigaraya izin vermek isteyen işletmelerin ise özel havalandırma sistemi bulundurmaları ve sigara içilen bölümde yiyecek-içecek servisi yapmamaları gerekiyor. PORTEKİZ: Portekiz’de sigara yasağı sadece hastane, okul ve devlet binaları için geçerli. Toplu taşıtlarda seyahat süresi bir saati geçmiyor ise, taşıt içinde sigara içmek yasak. Portekiz hükümeti barlara ve restoranlara bu kararın getirilmemesine karar kıldı. İNGİLTERE: İngiltere’de geçtiğimiz yıldan beri, umuma açık alanlarda sigara içmenin cezası 50 sterlin. Londra İmperial Koleji’nin araştırmasına göre, 65 yaşının altında sigara içen kişilerin oranı yüzde 30. |
| Son Güncelleme: Salı, 07 Temmuz 2009 12:42 |
Yazarlarımız
Gazete
Projelerimiz
Temsilciliklerimiz
Mevzuat






![]() | Bugün | 452 |
![]() | Dün | 1087 |
![]() | Bu Hafta | 5846 |
![]() | Geçen Hafta | 9150 |
![]() | Bu Ay | 11644 |
![]() | Geçen Ay | 35823 |
![]() | Toplam | 559298 |
İp Adresiniz: 38.107.179.236
,
Bugün: 09. Şub. 2012










