|
02 01 2006 Tarihli SABAH Gazetesi Van'da uyuşturucu operasyonu
Van'da 2005 yılı içinde toplam 1 ton 141 kilo 533 gram uyuşturucu ile 31 milyon 2 bin 344 adet uyuşturucu hammaddesi kenevir bitkisi ele geçirildi.
Van Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerinin 01 Ocak-31 Aralık 2005 tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerinde uyuşturucuya yönelik 62 operasyon gerçekleştirdikleri, bu operasyonlar kapsamında ise 129 kişinin yakalandığı bildirildi.
Açıklamada, operasyonlar sırasında, 748 kilo 279 gram eroin, 13 kilo 033 gram eroin atık maddesi, 360 kilo 707 gram esrar, 18 kilo 520 gram baz morfin, 994 gram afyon sakızı olmak üzere toplam 1 ton 141 kilo 533 gram uyuşturucu ile 31 milyon 2 bin 344 adet kenevir bitkisinin ele geçirildiği kaydedildi.
Açıklamada, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerince, 01 Ocak ile 31 Aralık 2005 tarihleri arasında İstanbul, Şırnak, Kocaeli, Gaziantep ve Bolu emniyet müdürlükleri işbirliğiyle gerçekleştirilen 9 operasyon kapsamında ise 19 kişinin yakalandığı ifade edilerek, bu operasyonlarda ise 586 kilo 93 gram eroin, 9 kilo 708 gram toz esrar ele geçirildiği belirtildi. 05 02 2006 Tarihli SABAH Gazetesi Uyuşturucu satışına darbe
İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü'ne bağlı sokak timleri, uyuşturucu satıcılarına yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenledi. Bakırköy, Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Beyoğlu, Büyükçekmece, Eminönü, Esenler, Fatih, Güngören, Şişli, Pendik ve Zeytinburnu ilçelerinde 350 polisin katılımıyla gerçekleşen 15 ayrı eş zamanlı operasyonda yerleri ve kimlikleri belirlenen 40 sokak satıcısı tek tek yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda 13 kilo 233 gram esrar, 2 kilo 74 gram kokain 822 gram eroin ve 5 adet tabanca ele geçirildi. Öte yandan, ZeytinburnuÇırpıcı Mahallesi'nde sokakta esrar sarıp içen 2 çocuk polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Bir televizyon kanalının görüntülediği çocukları takibe alan polis, müşteri kılığında bağlantı kurduğu G.E. ve Ş.K.'yi esrar satarken yakaladı. Operasyonlarda sokak satıcısı olarak yakalanan V.K. adlı şahsın da bölücü terör örgütü PKK'ya yardım ve yataklık ettiği iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah yaptığı açıklamada "Uyuşturucu satıcılarını çocuklarımızdan uzak tutmak için gereken her şeyi yapacağız" dedi. 06 03 2006 Tarihli SABAH Gazetesi Altan TANRIKULU Her şeyin eroin olur
"Eroin kullandığın zaman her şeyin eroin olur. Eşin, oğlun ölmüş umurunda bile olmaz..." Bu sözü Londra'da yaşayan bir Türk eroin bağımlısı söylemiş.. Uyuşturucunun insanı nereye kadar sürükleyebileceğine herhalde en çarpıcı örnek bu sözler olmalı"Her şeyin eroin olur.." Başta eroin olmak üzere uyuşturucu bugün mafyanın en çok para kazandığı sektör.. Her yıl ABD'de 20 bin, AB ülkelerinde ise 10 bin kişi yaşamını uyuşturucu yüzünden kaybediyor. ABD hükümeti uyuşturucuyla mücadele için milyarlarca dolar harcıyor. Özellikle Meksika ve Kolombiya bağlantılarını kesmek için yoğun önlemler alınıyor.. Geçtiğimiz yıllarda Michael Douglas'ın başrolünü oynadığı Trafik filmiyle, uyuşturucuyla mücadelede gelinen nokta bir kez daha gözler önüne serilmişti. Filmde ABD hükümetinin Uyuşturucuyla Savaş Komisyonu Başkanı'nı oynayan Douglas'ın kızı bile sevgilisi nedeniyle uyuşturucu bağımlısı oluyordu.. Ama iş dönüp dolaşıp aynı yere geliyor.. Önemli olan üreticiyi yok etmek değil, tüketiciyi azaltmak.. Çünkü talep ne kadar azalırsa mafyanın altın madeni de o kadar küçülecek.. Aksi halde darbe indirilen her örgütün yerini yenisini alacak.. Yapılan her başarılı operasyon haber bültenlerinin alt satırı olarak geçip gidecek.. Önemli olan talebi azaltmak.. Bunun için de toplumu bilinçlendirmek, çocuklarımıza sahip çıkmak, uyuşturucu batağının uzağında tutmak gerek.. BM Uyuşturucuyla Mücadele AB Başkanı Edip Aktaş uyuşturucunun başlıca üretim merkezi olarak Afganistan'ı gösteriyor. O bölgeden yayılan haşhaşın Ortadoğu'da ve özellikle Türkiye'de işlendiğini, eroine dönüştüğünü belirtiyor. Sovyet işgali sırasında silahlanmaya para bulma amacıyla bu işe soyunan Afganlar'ın daha sonra aralarında bölündükleri ve pek çok uyuşturucu mafyasının oluştuğu dikkat çekiyor.. Daha önceki mafya konulu yazılarımızda mafyanın kontrol ettiği kara paranın yaklaşık 1 trilyon dolar civarında olduğunu belirtmiştik.. Bu paranın 400 milyar dolarının uyuşturucu sektöründen geldiğini aktarırsak beyaz ölümün vardığı boyutların ne kadar korkutucu olduğu ortaya çıkar.. Eroin akıllıdır.. Yüksek fiyata satıldığı için fakirlerle uğraşmaz. Doğrudan zengin gençlerin bulunduğu yerlere gider.. Okullarda, kulüplerde ya da evlerde kendini kanıtlamanın yolu olarak ortaya çıkar çoğu kez.. Yanlış arkadaş seçimi ya da bol miktarda alınan içkiden sonra keyfi daha da artırmanın yolu olarak gösterilir.. Uzmanlar, gençlerin eroinin uzağında kalabilmesi için anne-babanın mutlaka çocuklarıyla diyalog halinde olması şart koşuyor.. Sadece ebeveyn ilgisizliği veya onlara duyulan tepki nedeniyle uyuşturucu batağına saplanan onbinlerce genç olduğu ifade ediliyor..
Mafya gücünü, yasal düzenin zaaflarından alır.. Eğer başta uyuşturucu olmak üzere pek çok alanda yasal otorite üzerine düşeni yaparsa, halk onun yanında yer alırsa mafya savaşı kaybeder.. Salı günkü mafya yazımızda karanlık yer altı dünyasıyla savaşın inceliklerine bir kez daha göz atıp ünlü Godfather filminin bize verdiği ipuçlarını değerlendireceğiz.. Mafyadan ve uyuşturucu belasından uzak iyi pazarlar dileğiyle.. 24 02 2006 Tarihli SABAH Gazetesi Emniyet: 15 saat çalışıyoruz
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, son zamanlarda artan polis intiharlarıyla ilgili olarak, ''polisin çalışma saatlerinin çok uzun olduğunu, bunun polisi fizyolojik ve psikolojik olarak etkilediğini'' söyledi.
Çalışkan, haftalık bilgilendirme toplantısında, Türkiye'nin sınıraşan suçlardan olan uyuşturucu madde ticareti trafiğinde, doğudanbatıya afyon ve bunun türevi olan eroin maddesinin, batıdan doğuya isesentetik uyuşturucular ve eroin maddesinin imalinde kullanılan asetik anhidrit maddesinin ticaretinden etkilendiğini bildirdi.
Narkotik birimlerinin uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesi amacıyla yaptığı çalışmalarda 2004 yılında, 5 bin 164 uyuşturucu maddekaçakçılığı olayında 11 bin 109 kişinin yakalandığını belirten Çalışkan, bu olaylarda 4 bin 331 kg esrar, 6 bin 515 kg eroin, 4 bin 491 kg baz morfin, 52 kg afyon, 125 kg kokain, 99 litre asetik anhidrit, 718 bin 734 adet ecstasy, 7 milyon 696 bin 252 adet captagonve 11 bin 597 adet diğer sentetik haplar ele geçirildiğini kaydetti. Geçen yıl 5 bin 714 uyuşturucu madde kaçakçılığı olayında 11 bin 979 kişinin yakalandığını anlatan Çalışkan, bu olaylarda 6 bin 3 kg esrar,6 bin 664 kg eroin, 141 kg baz morfin, 34 kg afyon, 40 kg kokain ve 1 bin 691 litre asetik anhidrit maddesi ile 1 milyon 282 bin 570 adet ecstasy, 5 milyon 760 bin 819 adet captagon ve 15 bin 123 adet diğer sentetik haplar ele geçirildiğini söyledi. Çalışkan, bir önceki yıla göre, operasyon sayısında yüzde 10,7'lik, yakalanan şüpheli sayısında yüzde 7,8'lik, yakalanan esrar miktarında yüzde 38,6'lık, eroin miktarında yüzde 2,3'lük, asetik anhidrit maddesi miktarında yüzde bin 608'lik, sentetik hap miktarındayüzde 30,4'lük, afyonda yüzde 34,4'lük, kokain de ise 67.8'lik artış olduğunu bildirdi. Son iki yılda narkotik birimleri tarafından gerçekleştirilen uyuşturucu madde kaçakçılığı operasyonlarında ve bu operasyonlar neticesinde yakalanan uyuşturucu madde miktarında önemli artışlar meydana geldiğini ifade eden Çalışkan, şunları söyledi:
''Nitekim Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Mücadele Teşkilatı (UNODC) 2005 yılı dünya uyuşturucu raporunda, 'Balkan güzergahındaki uyuşturucu yakalamalarının 2004 yılında arttığı, bunun öncelikle Türk makamlarının başarısının bir sonucu olduğu, 2003 yılında Türk makamlarınca gerçekleştirilen 5.7 ton afyon türevi (eroin ve bazmorfin) yakalamalarının dünyadaki yakalamalarının yüzde 5'ine, Avrupa'dakilerin ise yüzde 30'na tekabül ettiği, 2004 yılına gelindiğinde ise Türkiye yakalamalarının yaklaşık yüzde 160 oranında arttığının görüldüğü, Türkiye'nin 1987 yılından bu yana Avrupa'daki enyüksek oranlı uyuşturucu yakalamalarının gerçekleştirdiği' belirtilmektedir.''
Narkotik detektör köpeklerinden birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede etkin olarakyararlanıldığını kaydeden Çalışkan, narkotik detektör köpekler vasıtasıyla 2005 yılı içerisinde bin 769 kg eroin, 385 kg esrar, 15 kgkokain, 115 bin 440 adet ecstasy ele geçirildiğini bildirdi.
REHBERLİK VE DANIŞMA BÜRO AMİRLİKLERİ
Çalışkan, Rehberlik ve Danışma Büro Amirlikleri hakkında bilgi vererek, burada görevli personelin, emniyet personelinin mesleki ve sosyal hayata uyumunun sağlanması amacıyla görev yaptığını anlattı.
Çalışkan, 81 il emniyet müdürlüğü, 25 polis meslek yüksek okulu, 4 polis eğitim merkezi müdürlüğü, 2 polis koleji müdürlüğü, polis akademisi başkanlığı ve merkezde personel daire başkanlığı bünyesinde olmak üzere toplam 114 birimde Rehberlik ve Danışma Büro Amirlikleri bulunduğunu kaydetti. Bu birimlerde 42 psikolog ve psikolojik danışmanın çalıştığını belirten Çalışkan, bu yıl içerisinde 50 psikolog ve danışman alınacağını açıkladı.
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çalışkan,bir soru üzerine, İran'da dolandırıcılık suçundan aranan Ali Ayeşi adlı kişinin bu ülkenin talebi üzerine yakalandığını, iade işlemlerinin sürdüğünü söyledi.
İRAN'IN TESLİM ETTİĞİ TERÖRİSTLER
Çalışkan, bir başka soru üzerine, İran'ın 2004 yılında 28, 2005 yılında ise 10 olmak üzere, terör örgütü PKK mensubu 38 teröristi Türkiye'ye teslim ettiğini kaydetti.
30 01 2005 Tarihli SABAH Gazetesi
1500'lü yıllarda Portekizli bir gezginin keşfinin ardından Portekiz sömürgesine dönüşen Macao Batılılar'ın Uzakdoğu'da demir attıkları ilk yer diye biliniyor. Yaklaşık 24 kilometre, yarım milyon nüfuslu bir yer. İki ünlü ismi var Macao'nun. Biri uyuşturucu tüccarı, okuması yazması olmayan Fu Loo Yung adında bir Çinli, Mao devriminin ardından buraya gelip 1934'de ilk kumarhaneyi açmış. Diğeri 1941'de Macao'ya gelip, orada zengin bir avukatın kızıyla evlenip, sonra yeniden Hong Kong'a dönen ve orada gayrimenkul işine atılan Stanley Ho. Ho zengin olup, 1960'da Macao'ya geri gelmiş. Lisboa Oteli'ni kurmuş ki bugün de en ünlü kumarhanesi oranın. Halefi Fu Loo Yung öldükten sonra kumarhaneler kralına dönüşmüş Macao'da. Ancak Çin 1990'ların ortasında, Stanley Ho'nun mutlak krallığına son verip, Amerikalı kumarhane patronlarının da ülkeye girmesine müsaade etmiş. Şimdi hem Ho'nun hem onlar söz sahibi, ülkenin milli gelirinin yarısının temin edildiği kumarhane piyasasında. 15 07 2005 Tarihli SABAH Gazetesi Kim bu servisçi? Atabeyler operasyonunda Genelkurmay önünde gazetecilere zarf servisi görüntüleri ortaya çıktı. Servis yapan esmer, 23-24 yaşlarında ve 1.75 boyunda, kolunda kartal dövmesi var Başbakan Erdoğan ve bazı siyasetçilere karşı suikast hazırlığı içinde oldukları gerekçesiyle Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli askerlere karşı düzenlenen 'Atabeyler' operasyonu sırasında gazetecilere bilgi ve belge servisi yapan kişinin, Genelkurmay ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı kameraları tarafından çekildiği iddia edilen görüntüleri ortaya çıktı. Kamuoyunun merak ettiği ve üzerinde polis mi, asker mi olduğu yönünde çok sayıda spekülasyon üretilen 'servisçi', 23-24 yaşlarında, 1.75 boyunda, esmer, kıvırcık saçlı, bıyıksız ve kolunda kartal dövmesi bulunuyor. Genelkurmay'ın 24 saat kayıt yapan kameralarındaki görüntülerin deşifreleri 'sonsayfa.com' adlı internet sitesinde yayınlandı. Buna göre servisçi önce Hava Kuvvetleri Komutanlığı Nizamiyesi civarında 7 dakika dolaştıktan sonra, karşıya geçip Genelkurmay Nizamiyesi önündeki kaldırıma çıkıyor. Kaldırımda yürüyerek, bahçe duvarının yanında gazeteci olduğu iddia edilen kişi ile buluşuyor. İkisi el hareketleriyle ileri doğru yürümeyi işaret ediyorlar. Genelkurmay'ın bahçe duvarını takiben yürüyüp sola dönerek, Genelkurmay'ın ana arslanlı kapısında ayrılıyorlar. Gazeteci, Başbakanlık'a doğru geçerken, servisçi Milli Müdafaa Caddesi'nden aşağıya iniyor. Belgelerin Başbakanlık'a dönüşteki yerde verilmiş olduğu tahmin ediliyor.
'O BEN DEĞİLİM' İnternet sitesinde, zarfın teslim edildiği gazeteci olarak ismi verilen Cengiz Türksoy, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Danışmanı ve Akşam Gazetesi'nin İzmir bölge ekinde şehircilik konusunda köşe yazıları yazıyor. SABAH'a konuşan Türksoy, operasyon tarihinde Ankara'da olmadığını ve konuyla hiçbir ilişkisi bulunmadığını söyledi. Türksoy, "Ben gazeteci değilim. Fotoğraftaki kişi de ben değilim. Yayınlamadan önce kimse açıp 'Bu sen misin' diye sormadı" dedi. 'Sonsayfa' adlı internet sitesi yöneticisi Mehmet Özışık ise zarflarının verildiği gazeteciyi tespit için görüntülerle Cengiz Türksoy'un fotoğrafını karşılaştırdıklarını söyledi. Özışık, "Fotoğraftaki kişi Cengiz Türksoy'a çok benziyor" dedi. Özışık ellerinde video görüntüsü olduğunu ve yayınlayacaklarını belirtti.
EMNİYET YALANLAMIŞTI Atabeyler operasyonu sürerken daha savcının bile haberi olmadan belgelerin gazetelere verilmesi spekülasyon konusu olmuştu. Görüntü kayıtlarının Genelkurmay tarafından Emniyet Genel Müdürlüğüne iletildiği yönündeki iddialar üzerine Emniyet Sözcüsü İsmail Çalışkan kendilerine herhangi bir bilgi ve görüntü gelmediğini açıklamıştı. ANKARA 10 07 2006 Tarihli SABAH Gazetesi Gençlere 'Hayır' demeyi öğretin
16 yaşındaki Melis'in over dose'dan ölümü, herkesin dikkatini bir kez daha madde bağımlılığı gerçeğine çekti. Psikiyatrist Cem Ataklı tedavinin güçlüklerini anlattı.
'Bağımlılık tedavisi zordur' 'Bağımlılık tedavisinin şansı çok yüksek değildir. Bizim için bir bağımlının altı ay maddeden uzak kalması, temiz yaşaması bile önemlidir...'
'Gencin hayır demesi önemli' 'Uyuşturucu teklif edilen gence, 'Hayır' demesinin gerekliliği ve delikanlılığına halel gelmeyeceği iyice anlatılmalı.'
'En iyi tedavi başlamamak'
La Paix hastanesi psikiyatri doktorlarından Cem Ataklı uyarıyor: 'Uyuşturucu bağımlılarının tedavi şansı çok yüksek değil, bizim için bir bağımlının altı ay maddeden uzak kalması bile önemlidir'.
Ruh sağlığı ve bağımlıların tedavisinde Osmanlı'dan bu yana en ciddi hizmeti veren kurumlardan biri olan La Paix'in doktorlarından Cem Ataklı, uyuşturucuyla mücadelede hukuki ve sosyolojik önlemlerin psikiyatriden önce gelmesi gerektiğine dikkat çekti: "Siz sokak çocukları sorununu halledemezseniz, göç sorunu üzerine kafa yormazsanız, insanların önüne hedef koyamazsanız, 'Bir ay amelelik yaparak kazanacağım parayı, neden yarım kilo eroin satarak cebine koymayayım ki,' diyenler de çıkacaktır."
- Gençler uyuşturucuya bazen arkadaş ortamında tamamen merakla başlayabiliyor. Bu 16 yaşındaki Melis'in ölümünde de geçerli olabilir mi? - Spekülasyonda bulunmak istemem, ama tahminen Melis uzun süredir uyuşturucu kullanan birine benzemiyor. Benim anladığım kadarıyla belki ilk, belki ikinci deneyişi. O yüzden overdose oldu. Yani karşısındakiler de kestiremediler.
- Zaten anne babası psikoloğa götürüyorduk, o da bir şey demedi diyorlar? - Götürüyorduk meselesi her zaman bir çatışma konusudur. Ergen, zaman isteyen bir iştir. Güven duyması o kadar kolay olmaz. Seçilecek terapist önemli olabiliyor. Ailesinin devamı gibi olan, onlar gibi konuştuğunu hissettiği, nasihat eden bir terapist tedavinin gidişatını engelleyebilir. Bizler hekim olarak kendimize ait payı çok iyi görebilmeliyiz.
'TEDAVİSİ İSTEĞE BAĞLIDIR' - Uyuşturucu bağımlısına bir çerçeve çizebilir miyiz? - Doz artırmaya başlamışsanız, alışkanlığınız günlük hayatınızı etkiliyorsa, madde kullanımı belli bir noktaya geldiyse, aileyi bile bu maddeyi kullanmanıza engel olarak görmeye başladığınızda, siz bağımlısınızdır. Bu aşamadan sonra bilin ki, ömür boyu bağımlısınızdır.
- Tedavi olmak isteyenler... - Evet, madde tedavisi isteği bağlıdır. Hukuki olarak mahkemeye başvurursunuz, ben tedavi olmak istiyorum dersiniz ve olursunuz. Kurallara uymak zorundasınızdır. Çünkü bu tür tedavi kurumlarında belli terapi kuralları vardır. Belli bir programa tabi tutulurlar. Yine de tedavi şansı çok yüksek değildir.
-En iyi tedavi nasıl olur? - Valla, en iyi tedavi hiç başlamamaktır! Başlandıktan sonra bağımlılık tedavisi zordur. Grup terapileri, bilinçlendirmeler, arındırmalar, bunlar belli bir şekilde insanları ancak uzak tutmayı başarabilir. Birinin altı aydır uyuşturucu kullanmıyor olması, bizim açımızdan önemlidir. Bağımlının ana babası için bile bu böyledir: Ne kadar zaman temiz yaşatabiliriz?
-Bağımlısı tedavisinin en önemli kısmı 'Bağımlıı olmamaktır,' mı diyorsunuz? - Ben bir yıldır sigara içmiyorum, ama ben de bağımlıyım. Sigarayı bırakma deneyimi olanlar bunu çok daha iyi bilirler. Bir yıl sonra başladıklarında, yine eski tempolarına dönerler. Hatta, sanki aradaki boşluğu doldurmak ister gibidirler.
ŞEBNEM İYİNAM 16.10.2006 Tarihli SABAH gazetesi Her 10 gençten ikisi uyuşturucuyu deniyor!
TNS'nin SABAH için yaptığı gençlik anketinin sonuçları: 10 gençten 4'ü sigara; 10 erkekten biri de düzenli alkol içiyor. Uyuşturucu oranı ise korkunç... Her 10 gençten 2'si bir çeşit uyuşturucu deniyor ve biri kullanmaya devam ediyor.
Giriş Türkiye nüfusunun yüzde 30'unu 15 altı ve yüzde 52'sini 25 ve altı yaş grubu oluşturuyor. SABAH, "Gençliğin Sesi" adlı dev araştırması ile gençlerdeki değişimi, onların tüketim alışkanlıkları, değerleri, aile ilişkileri başta olmak üzere tüm yönleri ile araştırdı. Davranışları, alışkanlıkları, inanç ve değerleri, gelecekten beklentileri, eğitim, cinsellik, türban, aile ile ilişkileri ile ilgili düşünceleri başka olmak üzere gençler seslerini bu araştırma ile duyuracak.
17 ilde yapıldı Araştırma 15-22 yaş arasında kent nüfusunu temsil eden bin 214'ü kız bin 1992'si erkek 2 bin 406 gençle 17 ilde gerçekleştirildi. Araştırmaya katılanların yüzde 50.5'ini kız, yüzde 49.5'ni erkekler oluşturdu. Araştırmaya katılanların yüzde 32.7'si 15-17, yüzde 39.9'u 18-20, yüzde 27.4'ü 21-22 yaş grubundaki gençler. Anket SABAH için TNS PİAR Araştırma şirketi tarafından yapıldı. Araştırmanın danışmanlığını Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) Başkanı Psikolog Emre Konuk yaptı.
Uyuşturucu madde, alkol ve sigara... Bu maddeler günümüz gençliğini tehdit ediyor. Okul çevresinde uyuşturucu madde bulmakta zorlanmayan, alkolü okulda bile tükettiklerini söyleyen gençleri bunları kullanma konusunda en çok etkileyen arkadaşları. İlk deneme arkadaş ile yaşanıyor. Okullarda bu konuda gençler yeterince uyarılmıyor. Genç, asıl uyarıyı ailesinden alıyor. İkinci sırada ise medya genci uyuşturucunun tehlikeleri konusunda uyarıyor. Araştırmada gençlere uyuşturucu madde kullanımları, hem arkadaş çevreleri hem de kendileri için soruldu. Gençlerin arkadaşlarına yönelik verecekleri cevaplar kendileri için vereceklerine göre daha "doğru" olacağını belirten araştırma yetkilileri cevaplara göre gençlerin çevresindeki arkadaşlarından en az birinin en az bir maddeyi deneme oranının yüzde 19.3 ve kullanma oranının da yüzde 13.5 olarak belirlendiğini vurguluyor. Başka bir ifade ile her 10 gençten ikisi bu maddelerden en az birini denemekte ve yaklaşık biri kullanmaya devam etmekte. Gençlerin içinde bulundukları arkadaş çevrelerinde çeşitli maddeleri deneyenler arasında kullanıma geçenlerin oranı son derece yüksek. Bu oranlar aynı zamanda gençlerin ne oranda risk altında olduklarını da gösteriyor. Gençlerin yüzde 6'sı bu maddeleri okul çevresinden buluyor. Yüzde 35'i arkadaşlarının bu maddeleri temin ederken zorlanmadığını belirtiyor.
YETİŞKİNLERDEN ÇOK İÇİYORLAR Uyuşturucu madde satıcılarının hedefi erkekler, özellikle de 18-20 yaş grubu. 18 yaş üstü erkeklerde satın almaları için teklif edilme oranı yüzde 9, denemeleri için teklif edilme oranı yüzde 13. Gençlerin yüzde 11'i sinirlerinin yatışması ve rahatlama amacıyla zaman zaman reçete ile satılan antidepresan yani yatıştırıcı ilaç kullanıyor. Ailelerin yüzde 58'si sürekli bu maddelerin zararları konusunda çocuklarını uyarıyor. Gençlerin yüzde 24'ü kendilerini medyanın uyardığını söylüyor. Okul yönetimleri sınıfta kalıyor. Gençlere göre bu konudaki uyarının yüzde 10'nu okuldan geliyor. Geçen yıl TNS PİAR'ın yetişkin nüfus ile ilgili yaptığı araştırmaya göre Türkiye 25 yaş üstü yetişkin nüfusunun yüzde 27'sinin alkol tüketmesine karşın bu oranın 18-22 yaş grubu erkeklerde yüzde 45... 15-22 yaş grubundaki kızların dörtte biri, erkeklerin üçte biri alkol tüketiyor. Kızların alkollü içkiyi ilk tattığı yaş ortalama 16, erkeklerin ise 15. Alkol ile ilişkilerini tanımlamaları istendiğinde 18-22 yaş grubu 10 erkekten yaklaşık 1'i kendisine "düzenli" alkol tüketicisi, yüzde 14.2'si de "alkol problemim var" diyor. Yarısı nadiren de olsa sarhoş olacak kadar içki içiyor. Gençler alkolü okullarda rahatça içiyor. Yaklaşık beşte biri yani yüzde 21'i okullarında alkol tüketiyor. Bu oran üniversite çağındaki 18-22 yaş grubunda erkeklerde 28.
ALKOLDE TERCİHLERİ BİRA Gençlerin ilk tercihleri bira. Yüzde 88'i bira içiyor. Erkeklerde ikinci sırada rakı kızlarda şarap geliyor. Alkol kullananların yüzde 37'sinin babaları da alkol tüketiyor ve bu gençlerin yaklaşık yüzde 10'unda da alkol problemi bulunuyor. Gençlerin yüzde 63'ünün etrafında alkol tüketen en az bir arkadaşı bulunuyor. Bu oran erkeklerde yüzde 70, kızlar da yüzde 65. Her 10 erkekten 4'ü ve her 10 kızdan 2'si alkol tüketirken, yine her 10 erkekten 7'sinin ve her 10 kızdan 5'inin yakın çevresindeki en az bir arkadaşı alkol kullanıyor. Yüzde 71'i alkolle arkadaş çevresinde tanışıyor. Araştırmaya göre gençler sigara ile yaklaşık 15 yaşında tanışıyor. 15-22 yaş gençlerin yüzde 38'i sigara içiyor. Erkekler günde ortalama 15 adet, kızlar 11 adet sigara içiyor. Sigara alışkanlığında da alkol ve uyuşturucu da olduğu gibi arkadaş çevresi önemli. Yüzde 86'sının çevresinde sigara içen arkadaşı bulunuyor. Sigara içen gençlerin yarısı sigarayı sağlık açısından ciddi bir tehlike olarak görmüyor. Yüzde 49'u tiryaki olmayacağına, 43'ü günde bir paket içse bile istediği an bırakacağına inanıyor. Yüzde 68'inin okullarında sigara içmesi okul yönetimlerinin toleransını gösteriyor. PERVİN KAPLAN 16.01.2007 Tarihli Sabah gazetesi Ekmek arası uyuşturucu servisi
Esenler'de bir büfeye düzenlenen operasyonda, ekmek arasına gizleyerek uyuşturucu sattıkları öne sürülen 3 kişi yakalandı.
Alınan bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Esenler'deki bir ilköğretim okulunun yakınında bulunan büfeye operasyon düzenledi.
Operasyonda, ekmek arasında ve meşrubat kasası içinde kağıda sarılı halde toplam 10 gram esrar ile 1 adet ''Ecstacy'' adlı uyuşturucu hap ele geçirildi. Olaya ilişkin M.K. (17) ile büfenin sahibi Z.B. ve burada çalışan oğlu S.B. gözaltına alındı. Yaşı 18'den küçük olan M.K, Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği'ne teslim edilirken Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan baba ve oğlu ise adliyeye gönderildi.
Emniyet
Müdürlüğünden çıkartılırken basın mensuplarının haklarındaki iddiayı hatırlattığı Z.B, ''Ben devlet yanlısıyım hayatta yapamam'' dedi. Şubedeki sorgularında haklarındaki suçlamayı kabul etmeyen şüphelilerden Z.B'nin, Şırnak'ta başka bir suçlamaya ilişkin kaydı olduğu belirtildi.
NARKOTİK POLİSİNİN ÇALIŞMALARI
Bu arada, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 11-15 Ocak 2007 tarihleri arasında sokak satıcılarına yönelik Bakırköy, Bahçelievler, Beşiktaş, Beyoğlu, Eminönü, Esenler, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Küçükçekmece, Pendik, Sarıyer, Şişli, Üsküdar, Ümraniye ve Zeytinburnu'nda 51 ayrı operasyon gerçekleştirildiği belirtildi.
Operasyonlarda, 555 gram eroin, 784 gram kokain, 8 kilo 480 gram esrar, 10 bin 164 adet ''Ecstacy'' adlı hap ve 4 tabanca ele geçirildiği kaydedildi. Bu çalışmalarda, 6'sı yabancı uyruklu toplam 107 kişinin gözaltına alındığı ifade edildi. 03 Aralık 2006 Pazar sabah gazetesi Okullarda bali ve benzeri yapıştırıcılar yasaklanıyor
Bali gibi uçucu maddelerle ilgiliyasa teklifi hazırlandı. Teklif bu türyapıştırıcıların ilk ve ortaöğrenimdekullanılmasını yasaklıyor.
TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı AKP'li Cevdet Erdöl, bali gibi uçucu veya çözücü maddelerle ilgili yasa teklifi hazırladı. Teklifte, uçucu madde içeren yapıştırıcıların ilk ve ortaöğrenimde kullanılması yasaklanıyor. Trabzon Milletvekili Erdöl'ün teklifi, uçucu maddeleri satan veya devreden kişinin bu işlemleri mülki amire bildirmesini ve bu bilgilerin üç yıl İçişleri Bakanlığı'nca muhafaza edilmesini öngörüyor. Teklifte yer alan hükümler şöyle:
* Uçucu maddeler, hangi amaçla olursa olsun çocuklara satılamayacak.
* Uçucu maddeler ihtiva eden yapıştırıcı kırtasiye malzemeleri, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde kullanılamayacak.
* Bu maddelerin ambalajlarında bağımlılık yapıcı özelliğe sahip olduğu ve çocuklara verilemeyeceği yazılacak.
HAPİS CEZASI GELİYOR Teklifte, bu maddeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın izni olmaksızın üretenlere hapis ve para cezası verilmesi öngörüldü. Verilecek para cezaları ürünün piyasa değerinin beş katından az olamayacak. Çocuklara bu maddeleri satanlar TCK'nın 194. maddesine göre altı ayla 1 yıl arasında hapisle cezalandırılacak. Hülya KARABAĞLI / ANKARA 09 ocak 2007 Tarihli Sabah Gazetesi Çocuğa uçucu madde satana hapis
Çocukları ve gençleri bağımlılık yapıcı uçucu maddelerden uzak tutmayı ve bu maddelere çocukların erişimini güçlendirmeyi amaçlayan kanun teklifi, bugün TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda ele alınacak. AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve arkadaşları tarafından hazırlanan teklife göre uçucu ve çözücü maddeler içeren ürünler, hangi amaçla olursa olsun çocuklara satılamayacak. Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara veren kişi 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
|