top
logo

Video Galeri



Get the Flash Player to see this player.

Hava Durumu

ANKARA

Umud Derneğini Neden Kurduk? PDF Yazdır e-Posta

Mahmut BEŞİRLİ

Genel Başkan

11.12.2005

 

Sel geldiğinde; iyi kötü doğru yanlış her şeyi alır götürür.

Yangın çıktığında; canlı cansız, masum suçlu her şeyi yakar bitirir.

Fırtına olduğunda; güçlü güçsüz, zengin fakir herkesi siler süpürür.

Biz bu derneği sel gelmesin,yangın çıkmasın, fırtına olmasın diye kurduk.

 

Biz bu derneği neden kurduk?

Bir insanı kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak felsefesine inandığımız için.

           

Televizyonlarda boy boy saatlerce cinayet haberleri izlediğimiz ve bundan hiç rahatsız olmadığımız için.

 

Bir evin penceresinden veya apartmanın çatısından atlayarak intihar etmeyi düşünen birisine aşağıdan atla atla diye tezahürat yaptığımız için.

  

Maçlarda kazandığımızda sevinirken balkondaki bebeklerimizin vurulma haberlerini sık sık dinlediğimiz için.

 

Televizyonlarda boy boy rüşvet haberleri dinlediğimiz ve bu kişilere bir şey olmadığını gördüğümüz için.

 

Gelir dağılımının bozuk olduğunu görüp, çocuklarımızın yeterinde beslenememesini gördüğümüz için.

 

Ülkemizde gece hayatı, çağdaşlık  adına içki içip yollarda sarhoş araç kullanarak masum vatandaşların zarar görmesine neden olunduğu için.

 

Her gün sarhoş sürücülerin yaptığı trafik kazalarını seyretmekten bıkıp usandığımız için.

 

Okullarda sevgi, saygı, hoşgörü ve insanlığa ait değerlerin kaybolduğunu gördüğümüz için.

 

Öğrencilerinin ideallerini ve yaratıcıklarını kaybettiğini gördüğümüz için.

 

Gençliğimizin hedefsiz ve umudsuz  bir şekilde büyüdüklerini gördüğümüz için.

 

Bu ülkede 400 bin kahvehane, 15 bin meyhane ve 131 adet kütüphane olduğunu gördüğümüz için.

 

Ülkemizde kişi başına yıllık kitap harcamalarının 3 dolar, batı ülkelerinde 500 dolar olduğunu gördüğümüz için.

 

Ülkemizde çocuk ölümlerinin diğer batılı ülkelere göre çok çok fazla olduğunu gördüğümüz için.

 

Bağımlı olan gençlerimizin sayısında gün geçtikçe büyük artışların olduğunu gördüğümüz için.  

 

Alkol, sigara ve madde bağımlılarının kendilerinin bir üstünlüklerini görüp, zavallı hallerinden haberlerinin olmadığını gördüğümüz için.

 

Bağımsız ve masum olan gençlerimizin bağımlılar kadar başlarının dik olamadıklarını gördüğümüz için.

 

Bağımsızların bağımsızlıklarını göğsünü gere gere anlatmalarını sağlamak için.

 

İnsanlarımızın manevi değerlerinin günden güne azaldığını gördüğümüz için.

 

hiç kimsenin bir şey yapmadığı veya çok az şeylerin yapıldığını gördüğümüz için.

 

Bir çocuk derslerinde başarısızmış. Anne ve babası bu çocuğun başarısız olmasına çok üzülüyorlarmış. Hergün ders çalış diye diye çocuğun başının netini yiyorlarmış. Zaman zaman da çocuğa bazı müeyyideler uygularlarmış.

            Ama çocuğun dersleri bir türlü iyiye gitmiyormuş. Hatta daha da kötü oluyormuş.  Bu durumdan okuldaki öğretmenleri de sürekli şikayet ediyormuş.

            Dersler kötü gidince aile çocuğu daha sıkıyormuş, çocuk sıkıldıkça dersleri kötü oluyormuş. Günle böyle sıkıntı içinde giderken, çocuğun babası arkadaşlarının isteği üzerine bir toplantıya katılmış. Toplantıdaki konuşmacı konuşmasını bitirince çocuğun babası bir soru sormak istemiş ve sormuş. “Benim bir çocuğum var her istediği oluyor fakat yinede derslerinde başarısız neden acaba”

            Konuşmacı çocuğun babasının ruh halini hemen anlamış ve “çocuğuna onu sevdiğini en son ne zaman söyledin” demiş.

            Baba cevap verememiş.

            İkinci soru hemen peşinden gelmiş. “Çocuğunla en son ne zaman oynadın” demiş.

            Babadan bu soruya da cevap gelmemiş.

            Üçüncü sorunun da bu anlamda olacağı belliydi zaten ve soru gelmiş. “Çocuğunuz eve döndüğünde bugün iyi oyun oynayabildin mi? Diye hiç soru sordun mu” demiş.

            Ve peşinden de “bunları yap çocuğunun dersleri düzelir” demiş.

            Ertesi akşam çocuk eve geldiğinde baba çocuğuna “seni çok seviyorum” demiş. Çocuk hayretler için de babama ne oldu diye düşünürken; ikinci cümle gelmiş “bugün oyun oynadın mı?” Çocuk iyice şaşırmış ve üçüncü teklif gelmiş. “Haydi seninle dışarıda oyun oynayalım.” Çocuk iyice şaşırmış fakat çok memnun olmuş. Şimdi sıra anneyi ikna etmeye gelmiş biraz uğraştan sonra annede ikna olmuş. Bir zaman sonra öğretmenler babayı çağırmış ve “siz bu çocuğa ne yaptınız çocuğun dersleri düzelmeye başladı ve uyumlu biri oldu” demiş. 

 

Ailelerin çocuklarına nasıl davranacaklarını bilmediklerini gördüğümüz için.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Canlı Radyo

Projelerimiz

Kimler Online

Su anda 1 Ziyaretçi Çevrimiçi

bottom

Destekleyen ismail.zorbaz(webmaster&mcse&fiber designer).