top
logo

Hava Durumu

ANKARA

Tosya'da Bir Düğün PDF Yazdır e-Posta
Salı, 23 Haziran 2009 19:21

Mahmut BEŞİRLİ

Genel Başkan

04.05.2007

 

            Tosya; Kastamonu’nun şirin bir Karadeniz ilçesidir. Yaklaşık yirmi üç bin nüfusa sahiptir. Geçim kaynağı; Marangoz atölyelerinde hazır kapılar, pencereler ve dolaplar yapılmakta ve ayrıca pirinç üretimi Türkiye’ye ün salan bir kasabamızdır. Bunların haricinde tekstil konusunda da ilerleyerek takım elbiselerinin bazı yan ürünleri üretilmektedir.

            Tosya’da düğünler binbir gece masallarını aratmayacak güzellikte yapılmaktadır. Burada düğünler yedi gün sürmekte imiş fakat bizim gittiğimiz düğün  zaman sıkıntısından olacak beş gün planlanmış.

            Düğüne gelince; Birinci gün kız tarafı gelin adayının da alarak tüm akrabaları ve arkadaşları ile birlikte hamama giderler. Hamam safhası akşama kadar devam etmektedir.

Tosya’daki hamam bildiğimiz Türk hamamıdır. Mülkiyeti belediye ye ait olan hamam özel olarak tarafından işletilmektedir.

            Birinci günün ardından ikinci gün sadece kadınlara has eğlence başlamakta erkek tarafının kiraladığı düğün salonunda kadınlar kendi aralarında akşama kadar eğlenmekteler. Gelinin her türlü eğlenceye katılması sağlanır.

            Üçüncü günde takı töreni düzenlenmekte ve eğlence aynı şekilde devam etmektedir. Kız tarafı getirdikleri takıları kıza, erkek tarafı ise erkeğe takıları takmaktadırlar. Takı töreni eğlencelerle birlikte gün akşama kadar devam etmektedir.

            Dördüncü gün erkeklerin eğlenmesine ayrılmıştır. Erkekler yine aynı düğün salonunda sanatçılar eşliğinde yerel ve genel müziklerle eğlenmekteler. Kız ve erkek taraflarının tanıdıkları, akrabaları ve arkadaşları damatla birlikte oynayarak eğlenmektedirler.

            Burada derneğimizin misyonuna uymayan davranışlarla karşılaştık. Düğün salonundaki masalara iki tabak konulmuş tabaklardan birine bisküvi diğerine ise sigara konulmuştu. İnsanların sigara içesi özendiriliyormuş gibi.

            Bütün Dünya kapalı alanlarda sigara içmeyi yasaklarken Türkiye’de yavaş yavaş bu konuda bazı ilerlemeler kaydederken Tosya’da kapalı alan olan düğün salonunda masaların üzerlerindeki tabaklara gelenler içisin diye sigara konuluyor. Burada ciddi bir çelişki olduğu hemen insanın gözüne çarpıyor.

            Neyse insanlar düğün salonunu doldurmaya başladı. Masaya oturan bir dal sigara alıp içiyor kısa zaman sonra salonda göz gözü görmez oldu. Düğün olduğu içinde salonda çok miktarda çocuklarda bulunmakta ve bu çocuklar düğün nedeniyle pasif içici durumuna düşmektedirler. Fakat bu tehlikenin kimse farkında değil eğlence tüm hızıyla devam etmektedir. Düğün salonunu tutulması ve düğün masrafları erkek tarafının olduğundan biz de damadıt tarafının misafiri olduğumuz için damadın babasına sigara konusunu sormayı kendimi mecbur hissetim ve sordum. Cevabı çok daha çarpıcı oldu. Burada şimdi içkide olmalıydı ben içkiyi engellemek için ne kadar uğraştım sen biliyor musun dedi? Bu ifadeden şunu anladım ki Burada düğünler içkili ve sigaralı olmakta.

            Tosya sokaklarında dikkatimi çekmişti insanların çoğu sigara içmekteler. Burada gezerken kendi kendime Tosya olmasa tekel iflas eder diye düşündüm bir an.

            Neyse düğüne dönecek olursak. Salondaki eğlence akşam saatlerine kadar devam etti ve bittikten sonra damadın evinin önüne gelindi. Evin önünde yine davullar zurnalar çalmaya başladı yine damat ve misafirler burada oynamaya başladı. Buradaki eğlenceye HESELE deniliyor. Komşular ellerinde yaptıkları ve düğün evine getirdikleri tatlıları düğüne katılanlara ikram ediliyor. Ayrıca gelenek olarak damat sandalyeye oturtularak üç kere arkadaşları tarafından havaya fırlatılıyor. Damadın kalbinin ağzına gelmesi sağlanıyor herhalde. Evin önündeki eğlence hava kararana kadar devam ediyor.

            Hava karardıktan sonra damat ve arkadaşları hamama gidiyor. Artık hamam safhası başlıyor. Damadın babası ve bizler yaklaşık iki saat sonra damadı ve arkadaşlarını basmaya gidiyoruz. Biz giderken karpuz, üzüm ve yoğurt gibi yiyecekler alıyoruz  Hamamda herkes sırasıyla keselenerek sıcaktan halsiz duruma düşüyor keselenme işlemi bittikten sonra götürülen meyveler göbek taşında afiyetle yeniyor. Hamam faslı günün yorgunluğunu üzerimizden alıyor ve gün evlere dağılarak bitiyor.

            Ertesi günü herkese yemek verilmesi gerekiyordu. Yemek yaklaşık sekiz yüz kişilik olacakmış. Bu kadar kalabalığa yemek vermenin zor olduğunu taktir edersiniz her halde bu nedenle bir aksilik çıkmasın diye damadın babası her şeyle teker teker ilgilenmek durumunda kaldı.

            Artık sona yaklaşmıştık.Beşinci gün yemek günüydü.Yemeğin verileceği yeri sorma ihtiyacı hissetim. Cevap olarak burada yemekler hep aynı yede veriliyormuş. Neresi diye sorduğumda cevabının biraz uzun olduğunu hemen anladım ve anlatmaya başladılar.

            Baki Boyner’in vakıf ettiği cami ve külliyesinden bahsetmeye başladılar. Boyner ailesi buralıymış. Hepimizin tanıdığı iş adamı Cem Boyner’in amcası olan Baki Boyner bu külliyeyi bu tür işlerin yapılması ve namaz kılınması için vakfetmiş. Boynerler Tosya’ya bir hayli yatırım yapmışlar ama yeterli olup olmadığını tartışmak her zaman mümkün.

            Yemek Baki Boyner’in külliyesinde verilecekmiş. Sabah erkenden oraya gittik. Dev kazanlar kurulmuş pilavlar pişmeye başlamış, diğer tarafta ise etler pişmeye devam ediyordu. Bir grup insanda yemekte içmek amacıyla şurup yapmaya çalışıyorlardı.

            Yemek zamanı yavaş yavaş yaklaşırken pilav ve et te artık yemeye hazır hale geldi. Bu arada şurup da hazırlanarak büyük bir varile konuldu.Saat on ikiye doğru insanlar gelmeye başladı. Gelenler masalara oturuyor. Bir masada yaklaşık on kişi oturabiliyor. Masa dolduktan sonra masanın ortasına geniş bir tabak pilav ve et yemeği konuluyor, insanlar aynı tabaktan yeğini yiyorlar. Yiyen kalkıyor masalar büyük bir imece usulü ile temizlenerek tekrar yeni gelenlerin yemek yemeleri için hazırlanıyor. Burada tüm hizmetler büyük bir ustalıklı imece usulüyle yapılmakta. Düğün sahibinin tanıdıkları yardım amacıyla buraya gelip ustalıkla birbirlerine yardım ediyorlar. İnsanlar sırasıyla yemeklerini yediler düğün sahibine hayırlı olsun dedikten sonra yemeklerini yiyenler tekrar işlerine dönüyorlar. Beklendiği kadar insan yemek yemeye geldi.

            Bizde herkesten sonra yemeğimizi yedik. Yemek son derece lezzetli idi. Pirinç zaten burada yetiştirildiği için pirincin iyisini biliyorlar bu nedenle pilav pişirmeyi de iyi biliyorlar anlaşılan. Pilav gerçekten lezzetli olmuştu sizleri de böyle bir pilav yemeyi tavsiye ediyorum. Et yemeği de aynı şekilde lezzetli idi.

            Aynı gün ikindi namazından sonra gelin alınmaya gidilecek denildi. Namazdan sonra arabalara binilerek gelin evine gidildi. Gelin evinde gelin almaya gelen tüm arabalara bire tane havlu verildi ve havlular arabaların aynalarına bağlandı. Böylece gelin konvoyunun belirlenmesi sağlandı zannediyorum. Gelin evine giren damat gelini alarak gelin arabasına bindirdi ve düğün konvoyu başladı. Şehirde bir tur atarak yeni evliler evlerine yerleştirildi.

            Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine.

 

            Sonuç olarak Anadolu’da çok iyi geleneklerimizin olmasına rağmen çok kötü alışkanlıklarımızın da olduğunu görmüş olduk. İnşallah iyi geleneklerimiz devam eder, kötü alışkanlıklarımız kaybolarak daha sağlıklı bir toplum olma yolunda ilerleriz.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

                  Web Tasarım 

      

Projelerimiz

Kimler Online

Su anda 5 Ziyaretçiler Çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün165
mod_vvisit_counterDün1012
mod_vvisit_counterBu Hafta3447
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9150
mod_vvisit_counterBu Ay9245
mod_vvisit_counterGeçen Ay35823
mod_vvisit_counterToplam556899

Su anda: 6 Ziyaretçiler, 1 bots Çevrimiçi
İp Adresiniz: 38.107.179.236
 , 
Bugün: 07. Şub. 2012
Visitors Counter

bottom

Destekleyen ismail.zorbaz(webmaster&mcse&fiber designer).