top
logo

Hava Durumu

ANKARA

Deveyi Oynatmak PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 06 Temmuz 2009 07:04
DEVEYİ OYNATMAK

                                                               Sıddık   DEMİR
22.11.2006
        Yıl 1914. Doğu vilayetlerimize Rusların girmesi üzerine
ayrılıkçı Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşları, bu fırsattan
faydalanmak için örgütlenerek önce otonom bilahare de devlet kurmayı
hedeflerler.
       Tıpkı günümüzdeki ayrılıkçı hareket gibi metot takip ederek,
bir yığın masum insanın çoluk çocuk demeden katline kadar varan
eylemlere girişirler. İşin vahametini anlayan merkezi hükümet,  Talat
Paşa'nın bizzat emri üzerine bölgeye üç müfettiş gönderilir. Umulur
ki; İleri gelenlerle görüşülerek bu işin yanlış olduğu, dolayısıyla
ferasetli davranılırsa asırlardır beraber yaşamış iki milletin arasına
Rusların oyunlarına gelerek kan davası girmemesi ve olabilecek bir
kanlı olayın  daha da büyümemesi için  ikna edilsinler.
        Müfettişler aldıkları emir üzerine bölgeye intikal ederek her
gün heyetler halinde kanaat önderleriyle sabahlara kadar işin
vahametini tartışırlar.
       Yine bir akşam geç vakitlere kadar çok sert tartışmanın olduğu
ortamda ayrılıkçıların radikal milliyetçi söylemleri müfettişleri
bunaltır. Olayları yatıştırmak ve varsa masum isteklerine çözüm
bulmayı merkezi hükümete iletmeyi amaçlayan heyette birinin dikkatini
uzun zamandır konuşmalara şahit olan ama tek bir söz dahi alarak fikir
beyan etmeyen olgun yaşta bir adam gözüne çarpar.
        Merakla;
      "Amca sen hiç konuşmadın, oysa  burada bulunduğuna göre mutlaka
 kanaat önderi, sevilen ,sayılan ve itibar gören birisin. Lütfen
kendini tanıt ve tartışmaya katıl" uyarısı üzerine;
      "Müfettiş Bey oğlum; evet dediğin gibi uzun zamandır sizleri
dinliyorum. Benim adım İbrahim. Türk oğlu Türküm. Şu mecliste sizi
bilmiyorum ama Türk olan yalnız ben varım herhalde. Şahsen bu
konuşulanlar benim kanıma dokundu. Ama yıllar var ki beraber
yaşadığımız bu insanlara ne oldu da birdenbire değiştiler anlamıyorum.
Bana biraz müsaade ederseniz bir fıkra anlatmak istiyorum" deyince
herkes arkasına yaslanarak İbrahim Efendiye dinlemeye başlar.
       İbrahim Efendi;
     "Burası Erzurum'dur. Yakın döneme kadar Erzurum esnafı
ticaretini Trabzon'la yapardı. Bunun için en iyi vasıta Deve ve Eşek
ten oluşan yük hayvanlarıydı. Erzurum-Trabzon arası çok uzak olduğu
için esnaf ürettikleri malı sonbaharda hayvanlara yükleyerek dağa taşa
kar düşmeden  Trabzon'a intikal ederdi. Ellerindeki ürünleri paraya
çevirmek için bir kış dönemine ihtiyaç duyulur, tekrar Erzurum'a
ilkbaharda dönerlerdi. Bu arada yolda kendileri veya hayvanları kaza
veya bir şekilde hizmet dışı kalırsa, yol üzerinde ki hanlarda
ilkbahara kadar mecburi dinlenir veya yol yakınsa geri dönerler.
Hayvanlarını ise seyiplerler, yani bulundukları yere gelişi güzel
bırakırlardı.
        Böyle bir ticari yolculukta yüklerini değil kendilerini bile
zor taşıyabilecek durumda takati olmayan bir Deve ve bir Eşeği azat
ederler. Kendilerine gelirse gelir yoksa büyük ihtimalle kurda kuşa
yem olsun niyetiyle gözden çıkarırlar.
       Kervanın Trabzon'a hareketi ile dönüşü arasında aylar geçtiği
için bizim azat edilen Deve ile Eşek bu zaman zarfında iyice semirir
ve eskisinden çok daha güçlenir.  İlkbaharda  kervan aynı yol üzeri
Erzurum'a dönüş yaparken bir koyakta otlayan Deve ile Eşek tarafından
görülür. Hemcinslerinin bu sefer başka yük altında zorlanarak yol
aldıklarını hesaba katmayan Eşek;
      "Deve kardeş anırasım geldi" der. Devenin "Yapma eşek kardeş,
bak ne güzel özgürce günümüzü gün ediyoruz. Bu hayat bizim için bir
nimet. Şimdi sen anırırsan bizi azat eden sahibimiz görür ve
iyileştiğimiz için tekrar yük altına alır, yapma etme yalvarıyorum
sana gibi bin bir dil dökerek Eşeğin anırmamasını ister. Ama Eşek bu;
illa eşeklik yapacak ya 'anıracağımda anıracağım' der ve anırır.
       Deve ve Eşek fark edildiği için kervan durur tekrar yük altına
alınırlar. Bir müddet böyle yol alınır, derken eşeğin ayağı taş
arasına sıkıştığı için kırılır. Bırakın yükü, kendini taşıyacak mecali
dahi olmadığı halde sahibinin gözüne güzel göründüğü için azat
edilmeye kıyılmaz. Yükünü devenin yüküne kendisi de yüklerin üstüne
konur.
      Deve kendi yükü yetmiyormuş gibi birde Eşeği yükleriyle beraber
taşımak durumunda kalır. Ta ki alt tarafı uçurum olan Zigana
dağlarında bir bölgeye gelene kadar. Deve çok büyük sıkıntı yaşar.
İşte tam oraya gelince Deve;
     "Eşek kardeş oynayasım geldi" der.  Eşek bir bakar ki alt taraf
uçurum; Bu seferde bin bir dil dökme sırası Eşekte... Deveyi bu
eyleminden vazgeçirmek istese de Deve; "oynayacağım da oynayacağım"
der. Ve başlar oynamaya… Deve olayı ucuz atlatır ama Eşek uçurumun
dibine çok parçalı halde düşer".
       Müfettiş heyeti ve Ermeni liderleri İbrahim Efendinin son
sözünü söylemeden meramını iyice anlamış olurlar. Onun müfettişlere
dönerek; "Bu arkadaşlara tavsiyem, Deveyi oynatmasınlar" der.
     İbrahim Efendinin anlattığı bu olaydan ders çıkarılmadığı için
Ermeniler, Devenin oynaması için mütemadiyen ellerinde ne geliyorsa
yaparak  sürekli tahrik unsuru olurlar.
       Bu hikayeyi 1994 yılında K.Maraş  mebusu olarak mecliste
bulunan  Saffet Topaktaş,  kendiside vekil olan Şeyh Sait in torunu
Abdulmelik Fırat'a anlatır.
     Söze; "iki tarafın aydınları olarak bin yıl beraber olduğumuz bu
topraklarda aydın sorumluluğu taşımalıyız ve Deveyi oynatmamalıyız"
diye başlayınca   Abdulmelik Fırat kısa bir süre sükut kaldıktan sonra
"Bizi eşek ettin" sözü usulce dilinden dökülür. Ve yine usulce oradan
uzaklaşır.
       Bir partinin Diyarbakır il başkanının tüyler ürperten, meydan okuma
gibi ağır ithamları karşısında "İbrahim Efendi'nin Ermeni
ayrılıkçılarına söylediği hikayesini biz Kürt ayrılıkçılarına
hatırlatmayı insanlık adına vazife bildik,  o kadar. Gerisi
kendilerinin bileceği iştir.
 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

                  Web Tasarım 

      

Projelerimiz

Kimler Online

Su anda 6 Ziyaretçiler Çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün160
mod_vvisit_counterDün1012
mod_vvisit_counterBu Hafta3442
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9150
mod_vvisit_counterBu Ay9240
mod_vvisit_counterGeçen Ay35823
mod_vvisit_counterToplam556894

Su anda: 6 Ziyaretçiler, 1 bots Çevrimiçi
İp Adresiniz: 38.107.179.236
 , 
Bugün: 07. Şub. 2012
Visitors Counter

bottom

Destekleyen ismail.zorbaz(webmaster&mcse&fiber designer).