top
logo

Hava Durumu

ANKARA

Ulusallaştıma Projesi PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 06 Temmuz 2009 07:23

ULUSALLAŞTIRMA PROJESİ

 

Sıddık DEMİR

23.03.2007
        Küresel güçlerin en çok rahatsız oldukları konu, Anadolu
insanı için hem "Türk", hem de "Mümin" olmasını vurgulayan her türlü
sivil- resmi eğitim anlayışıdır. Bu bölgede yaşayan insanların en tabi
arzusu, tarihi misyon ve birikimlerinin gereği, sorumluluklarının
farkında olarak yaşamaktadır Türk-İslam kimliğini… Bunlardan birinin
sulandırılması veya budanması için öbürünün keskinleştirilmesi
politikası "Ulusalcılığın" temelini oluşturmaktadır. Nihai hedef; her
iki unsurun başkalaşıma tabi tutulmasıdır. Bunun mümkünatı için, önce
tekleştirme metoduyla bir ayağın kimlikte düşürülmesidir.
      Küresel güçler bilirler ki; Her iki kimlik direğinin aynı
oranda varlığı, birbirini besleyerek güçleşmektedir. O halde önce
birini, diğerini öteleyerek keskinleştirmek gerekir. Ve öylede
olmaktadır. Bu durum, özelliklede misyonu olan milletlerin, daha rahat
sömürülme olgusu içine girebilmesi için şarttır.
      Müdahale edilmesi gereken müesseselerin başında eğitim gelir.
Darbeyle gönüllerdeki ülkünün, kafalardaki duruşun yok edilmeyeceğinin
farkında olan bu güçler, eğitim anlayışıyla insanları müstemleke
yapmanın çok daha kolay olduğunu bilirler. En çağdaş sömürü politikası
budur. Sistemi oturtmak, bunlar için çok önemlidir.
      Medreseden bugünkü çağdaş denilen eğitim anlayışına geçiş
incelenecek olursa, söylenmek istenen daha rahat anlaşılabilir.
      Medrese anlayışında ne zaman ki Fen ilimlerine kapılar
kapatılmıştır, o zaman gerileme ve çöküş olmuştur. Eğitimin iki
ayağından biri ihmal edilmiştir. Medreselerin kusuru budur ve
büyüktür. Bu durum, milleti köleleştirmeye kadar götürmüştür. Aynı
medrese her iki umdeleri birbirleriyle çatıştırmayan bir anlayışı
uyguladığı dönemlerde de, aynı milletin nasıl yeryüzünün efendisi
olduğuna tarih şahittir. En az altı yabancı dil bilen devlet
yöneticileri, yine en az o kadar dil bilen, şimdilerde hiç de önem
verilmeyen din görevlileri v.s, o medreselerin yetiştirdiği model
kadrolardır.
      Bilginin gücü dünyayı küçültür, İnsanı büyültür. Büyüklük,
küçüklüklere hâkimiyetle olur. Türk milleti birden çok cihan
hâkimiyeti yaşadıysa sebebi budur.
      Günümüzde de çağdaş anlayış denilen eğitim metodunun durumu
medreselerin gerileme dönemindeki gibidir. Materyalist tek düze bir
anlayış, cihan hâkimiyeti kurmuş, misyonu olan bir millete yakışmıyor.
Eğitim de Fen kafalarla bir yerlere varılmıyor.
      Sosyal bilimlerin özendirilmediği sistemlerde, farklılıklar
genetik zafiyetlere dönüştürülerek sürdürülebilir. Nitekim Cumhuriyet
Türkiye'sinde öyle olmaktadır. Vatandaş-Devlet çatışmasının temelinde
bu anlayış vardır. Sonuç; Onca emekler verilerek eğitilmiş nesillerin
meyve vermemesi… Zamanla imalat hataları da olmuyor değil.
      O halde uygulanan Eğitim sistemi müstemleke sistemdir. Ürünün;
kendi milletinin lehinden ziyade Emperyal güçlerin lehine gelişme
kaydetmesi, siyasal anlamda "Ulusalcılık" fikrinin membaı olması
pozisyonundadır. Bu tespit şu an yalnızca bizim ülke için midir veya
bu kalıba uyan başka ülkeler var mıdır? Düşünmek lazım.
      Bu Ülke'nin gayri dostları, bu Millet'in gayri sevdalıları, bu
klasik değerlerden birinin sivriltilmesinde ve diğerinin
köreltilmesinde kendilerine göre sağlıklı anlayışı yakalamış
görmektedirler. Türedi bir anlayışta olanlar "Ulusalcıları kast
ediyorum" Bunlar sistemin sahibi oldukları için hedefimizde tabiiki
onlardır.
        Küresel güçlerle iş birliği yapanlar, Emperyal gayelere
hizmet etmeyi iş birliği bilen, "Ulusalcılık" adı altında sınırlarını
genişleten bu güçler, yeni bir iştirakçiye davetiye çıkarmamış
olsalardı bu yazıda olmazdı belki. Seksenli yılların askeri
darbesinden önce sağlıklı gelişen bir anlayışın, darbeden sonra
"Ulusalcılara" entegre edilme çabası, bu gün gelinen nokta itibarıyla
kendini göstermektedir. MHP ve son atraksiyon Kamu-Sen memur
konfederasyonunun "Ulusalcılık" dairesine çekilmek istenmesi
bakımından bu durum çok önemli bir göstergedir.
       Her türlü antidemokratik eylemler ana unsura karşı alınan bir
vaziyettir. Ana unsurları, tali unsurların menfaatlerine yönelik
yapılandırma projesi, bizim kuşağın seksenli yıllarda farkına vardığı
siyasi Emperyal dönüşüm projelerinden sadece biridir.
      Milletin okulu olan İmam- Hatiplere karşı ABD'de
"funtamantalist yetişiyor, kapanmalıdır" mesajından tutunuzda,
milletin uğruna her şeyini verebileceği manevi değerlerindeki
gelişmelerin "Osmanlı ruhu uyanıyor tedbir alınmalıdır" Hezeyanı veya
bir ilim adamının "Ne zaman ki İslam'a şaşı bakmaya başladı, o zaman
yolumu değiştirdim" Dediği durumu anlatıyorum.
       Bunları yapanlar "Ulusalcılığa" açık çek verenlerdir. O halde
hızla değişilmelidir.  "Milliyetçilik" tabiri bundan böyle yerini
"Ulusalcılığa", "Millet" kelimesi "Ulus"a vurgulanarak atılan adımlar
geliştirilmelidir.
      Bu gün aramızda olmayan o insanla başlatılanlar hızla devam
ediyor. Son olarak; Önceleri kendilerine sivil beşli çete denilen
sivil örgütler bu gün sağdaki bir partiyi de içine alarak gücünü
geliştirmiş görünmektedir.
       En son atılan kanca Kamu-Sen memur konfederasyonudur. Üstelik ev
sahipliğini de bu sendikaya yaptırmışlardır. Bekleyip göreceğiz.
Taşlar daha     ne kadar yerinde oynatılacak

 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

                  Web Tasarım 

      

Projelerimiz

Kimler Online

Su anda 5 Ziyaretçiler Çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün450
mod_vvisit_counterDün1087
mod_vvisit_counterBu Hafta5844
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9150
mod_vvisit_counterBu Ay11642
mod_vvisit_counterGeçen Ay35823
mod_vvisit_counterToplam559296

Su anda: 5 Ziyaretçiler, 5 bots Çevrimiçi
İp Adresiniz: 38.107.179.240
 , 
Bugün: 09. Şub. 2012
Visitors Counter

bottom

Destekleyen ismail.zorbaz(webmaster&mcse&fiber designer).