Bilgi Bankası
Güzel Gören
Güzel Düşünür
Zararlı Maddeler
Video Galeri
Get the Flash Player to see this player.
Hava Durumu
| İyilerle Kötüleri Mücadelesi: Yılankayası |
|
|
|
| Pazar, 28 Haziran 2009 06:55 |
|
İyilerle Kötüleri Mücadelesi: Yılankayası* Yrd. Doç. Dr. Veysi ERKEN 28.11.2006 Kitap okumayı sever misiniz? Bu soruya bir kısmımız evet severiz diye cevap veririz herhalde. Herhalde ifadesini bilerek kullandım. Zira kitap okuma alışkanlığının neredeyse sıfırlandığı ve düşüncenin çoraklaştığı bir ülkedeyiz. Böyle bir ülkede kitap yazmak ve yayınlamak cesaret ister. Zira bilinmektedir ki, "marifet iltifata tabidir." İltifat azalınca veya azaltılınca "marifet" göç eder, ortadan kaybolur.Kitap yazmak isteyenlerin direnci kırılır. Her şeye rağmen direnci kırılmayan ve direnenler olur çorak memleketlerde. Direnenler bilirler ki, zafer direnme ile olur. Yıllardır düşünen, yazan, kitap yayınlayan birisi olarak ben de bu kanaatteyim. Direnmenin gerekliliğine inanan sadece ben değilim elbette.Benim gibi binlerce şahsiyet var, direnenleri enayilikle suçlayanlara rağmen. İşte yazma konusunda direnenlerden birisi Ahmet Aziz ÇONGARLI. Eline ve kalemine sağlık. Bize "Yılankayası" isimli eserini kazandırdı. Bugüne kadar okuduğumuz eserlerinden farklı bir eser ortaya koydu ve "Yılankayası" romanı ortaya çıktı. Bugüne kadar epeyce roman okudum. Kerime Nadir'in aşk romanlarından, Kemalettin Tuğcu'nun çocuk romanlarına, M. Necati Sepetçioğlu, Emine Işınsı, Bahaeddin Özkişi'nin t tarihi sevdiren romanlarından Peyami Safa'nın insanı derinliğine inceleyen psikolojik romanlarına kadar değişik yazarların romanlarını okudum. Her birisinin ayrı bir lezzeti vardı. Her bir cümlenin kazandırdıkları oldu. Biz, ilim Çin'de olsa da arayan, kendisine bir harf öğretenin kıymetini bilenleriz. Bize ilmi ve hayatı öğretenlerin bir kısmını cismen değil, kitaben tanırız. Bir kısmını hem cismen hem de kitabet tanırız. "Yılankayası" şimdiye kadar okuduğum romanlardan farklı.Hem de çok farklı. Fantastik roman olduğu belirtilmiş kapağında. Romanın temel "tema"sı iyilerle kötülerin mücadelesi. İnsanla insana musallat olanların veya musallat olmak isteyenlerin mücadelesi. Sakin, sessiz ve kötülüğün olmadığı "Haşattu kasabası". Mücadele bu kasaba ve etrafında geçer. Kocaçay, Güzelsu, Kayaşehir Haşattu'dan sonra mücadelenin geçtiyi mekanlar. Kasabanın huzurlu, namuslu, dürüst ve birbirini düşünen insanlarından huzursuz olanlar var. Taşne ve taifesi. Günümüzde ve ülkemizde huzurdan ve iyilikten her zaman rahatsız olanlar olduğu gibi Taşne ve taifesi Haşattu'nun huzurundan rahatsız. Haşattu'da ve Haşattululara kötülüklerin yapılması ve huzurlarının bitirilmesi gerekir Bir şeylerin yapılması gerekir Taşne'ye göre. Yapılacak tek şey var! O da Haşattu'da fesat çıkarmak. Fesat varsa huzur yok demektir. İlk yapılması gereken Haşattuluların özelliklerinin öğrenilmesi ve güzel hasletlerinden arındırılmaları, yani fesada uğratılması. Hifrit ve Difrit bunun için görevlendirilir Taşne tarafından. Tıpkı ülkemizdeki Hifrit ve Difritler gibi. Haşattuluların saf, temiz ve yardımsever özelliklerinden faydalanılarak toplum içkiye ve eğlenceye sevk edilir. Bu çürütmenin başlangıcıdır. Bilis falcılık, büyücülük ve sihirbazlıkla kötülüğü tamamlar. Kandırılma en güzel, zengin ve önderlerden başlatılır. Efilya ve benzerleri tahribatın öncüleri olur. Bilgeler zamanında vazifelerini yapmaz veya yapamazlar. Bu durumşehirdeki huzurun bozulmasına, fesadın yayılmasına ve kendilerinin hayatlarına mal olur. Kötülüğe kapılanlar şehrin bölünmesine rol oynar. Bir kısmı kötülükler için öncülük edenlerin kandırması ile "Kayaşehir"e yerleşir veya yerleştirilir. Haşattu'da huzur ve güven kalmamıştır. Yılankayası'na dönüşen Kayaşehir'e değerlerini kaybederek göç edenlerden birisi de Neon'nun sevdiği Efilya'dır. Neon bilgeliğin, dürüstlüğün, cesaretin sembolü olarak ortaya çıkar ve başta Efilya olmak üzere Kayaşehir'e göçürülen kasabalıların kurtulmasına öncülük eder. Roman bu "tema" etrafında nihayete erer. İyiler kazanmıştır. Okuma alışkanlığının neredeyse sıfırlandığı bir zaman diliminde böyle bir romanı yazma ve yayınlama cesaretini gösteren Ahmet Aziz ÇONGARLI'yı tebrik ediyorum. Kaleminin güçlü olduğunu bildiğim yazarın değerlerimizi daha kısa ifadelerle yeni kitaplarıyla gençlerimize kazandırmasını bekliyoruz. "Yılankayası" her ne kadar fantastik roman olarak takdim edilmişse de içindeki ilişkiler ve kazandırılmak istenen masalımsılığın ötesindedir. İyilik, güzellik, tanışma, yardımlaşma ve namuslu olma masalın değil gerçeğin alanıdır. Aynı şekilde fiziki olarak varlığını göremediklerimizin varlığı da bir gerçektir. "Yılankayası" romanının gençlere düşünme, tefekkür etme, sevme, sevilme, aşık olma ve dayanışma duygusunu kazandırabileceğini düşünüyorum. Yılankayasını daha fazla<anlatmak istemiyorum.Zira okuyucunun heyecanı azalır. Böyle bir yaklaşım çoraklaşmaya katkı olur diye düşünüyorum. İkinci baskısının iki kitap halinde basılmasını tavsiye ederken, hadi dostlar ve gençler "Yıllankayası"nı okumaya ve okutmaya. Çünkü kazanacağını çok şey var………….. *İsteme ve Temin Yeri: Akçağ Yayınları, Tuna Cad. 8/1 Kızılay/ Ankara Tel: 0312 432 17 98 -- 0312 433 86 51 e-posta:
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır |
Yazarlarımız
Mevzuat
Gazete
Projelerimiz
Temsilciliklerimiz
Popüler Etiketler
alkol
alkol sigara ve zararları
alkolün zararları
bali
baĞimlilik
bağımlılık bir hastalıktır madde bağımlılığı sigara ve zararları uyuşturucu
düğün
emccda
esrar
hastalık
hint keneviri
internet
kokain
madde
madde bağımlılığı
nasıl kurtulurum
resmi
sigara
sigaranın zararları
tiner
umud
umud derneği
uyuşturucu
uyuşturucunun zararları
zararli




